Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nı kınayan tartışmalı bir karar kabul etti. Kararda Türk askerine 'işgalci' nitelemesi yapılması ve Kıbrıs Rum Kesimi'nin tezlerinin desteklenmesi, Ankara ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden (KKTC) sert tepki çekti. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, kararın gerçekleri yansıtmadığını belirterek, Rumların geçmişte Türklere yönelik soykırım uyguladığını hatırlattı.
Kararın içeriği ve tepkiler
AP Genel Kurulu'nda kabul edilen kararda, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 'hukuka aykırı' olduğu iddia edilirken, Türkiye'ye kendi askerlerini adadan çekmesi çağrısı yapıldı. Ayrıca kararda, Kıbrıs Rum Kesimi'nin adadaki tek meşru yönetim olduğu iması yer aldı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, 'Bu karar, tarihsel gerçekleri saptırmakta, Rum tarafının soykırım suçlarını görmezden gelmektedir' dedi. Bakanlık, 1950'li ve 1960'lı yıllarda Kıbrıslı Türklere yönelik katliamların Rum kesimince gerçekleştirildiğini vurguladı.
Tarihsel arka plan
Kıbrıs'ta 1963-1974 yılları arasında Rum milisler, Türk köylerine saldırarak yüzlerce sivili öldürmüş, binlerce kişiyi yerinden etmiştir. BM raporlarına göre, bu dönemde Rumlar 'etnik temizlik' politikası izlemiştir. 1974'teki Kıbrıs Barış Harekatı ise, adadaki Türk nüfusunu korumak ve anayasal düzeni yeniden tesis etmek amacıyla uluslararası hukuka dayanarak yapılmıştır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1974 tarihli 353 sayılı kararı, tarafların egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesini öngörmüş, ancak harekat sonrası fiili durum kabul görmüştür.
Uluslararası boyut
AP kararı, AB'nin Kıbrıs konusundaki tutumunu yansıtmaktadır. Ancak Türkiye, AB'nin tarafsız bir arabulucu olmaktan çıktığını savunmaktadır. Kararın yasal bağlayıcılığı bulunmamakla birlikte, siyasi mesaj içermesi nedeniyle ikili ilişkilerde gerilime neden olabilir. KKTC Cumhurbaşkanı, 'Bu karar, Rum yönetimine destek çıkmaktan başka bir anlam taşımamaktadır' diyerek tepki göstermiştir. Uzmanlar, AP'nin bu adımının Kıbrıs müzakerelerini olumsuz etkileyebileceği görüşündedir.
Bağımsız değerlendirme: AP'nin kararı, tarihsel gerçekleri çarpıtmakta ve Kıbrıs'taki Türk varlığını yok saymaktadır. Oysa Ada'daki iki kurucu halkın eşit statüsü, 1960 Anayasası'nın temelini oluşturmaktadır. Rum kesiminin AB üyeliğini kullanarak Türkiye'yi sıkıştırma girişimleri, uzun vadede barıştan uzaklaştırıcı etki yapabilir. Türkiye'nin uluslararası hukuka dayalı tezleri ve Kıbrıslı Türklerin varlığı, bu tür kararlarla değiştirilemez.