İsrail dış istihbarat servisi Mossad'ın Başkanı Roman Gofman'ın, İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıdan dört gün önce Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile telefon görüşmesi yaptığı iddia edildi. Reuters'ın haberine göre, iki üst düzey yetkili arasındaki görüşmenin ana gündem maddesini Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı oluşturdu. Bu gizli diplomasi trafiği, bölgedeki dengeleri yeniden şekillendirebilecek kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Görüşmenin Perde Arkası
İsrail ve Suriye arasında uzun yıllardır süren düşmanlık ilişkisine rağmen, istihbarat düzeyinde temasların varlığı biliniyor. Ancak bu görüşmenin zamanlaması ve içeriği dikkat çekiyor. Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlenen saldırıdan sadece dört gün önce gerçekleşen telefon görüşmesinde, Türkiye'nin Suriye topraklarındaki askeri varlığının nasıl ele alınacağının konuşulduğu ileri sürülüyor. Uzmanlar, bu görüşmenin iki ülke arasında dolaylı bir mutabakat arayışının parçası olabileceğini belirtiyor.
Görüşmenin detaylarına ilişkin resmi bir açıklama bulunmazken, Reuters'ın kaynakları, tarafların “pragmatik” bir yaklaşımla hareket ettiğini aktardı. Özellikle Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde yürüttüğü askeri operasyonlar ve PKK/YPG'ye yönelik politikaları, hem İsrail hem de Suriye'yi yakından ilgilendiriyor. Bu bağlamda, iki ülkenin de Türkiye'nin bölgedeki etkinliğinden duyduğu rahatsızlık, gizli görüşmenin zeminini oluşturmuş olabilir.
Bölgesel Dinamikler ve Türkiye Faktörü
Son yıllarda Suriye'deki iç savaşın seyrinin değişmesiyle birlikte, bölgesel aktörlerin çıkarları da yeniden şekilleniyor. Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde oluşturduğu askeri varlıkla sınır güvenliğini sağlamayı hedeflerken, İsrail ise İran'ın Suriye'deki askeri yayılımını engellemeye çalışıyor. Bu iki ülkenin çıkarları zaman zaman çatışsa da, özellikle İran'ın bölgedeki nüfuzuna karşı ortak bir endişe taşıdıkları biliniyor.
Mossad Başkanı Gofman'ın Suriyeli mevkidaşıyla yaptığı görüşmede, Türkiye'nin askeri varlığının yanı sıra, Suriye'deki İran destekli grupların faaliyetleri ve olası bir İsrail-Suriye normalleşme süreci de masaya gelmiş olabilir. Ancak kaynaklar, görüşmenin daha çok “acil meseleler” üzerine odaklandığını ve kapsamlı bir müzakere niteliği taşımadığını vurguluyor.
İsrail-Suriye İlişkilerinde Yeni Dönem?
Bu gizli görüşme, İsrail ve Suriye arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açılacağı yönünde yorumlanıyor. Her ne kadar iki ülke resmi olarak savaş halinde olsa da, özellikle son dönemde yaşanan gelişmeler, diplomasi kanallarının açık tutulduğunu gösteriyor. Suriye'de Beşar Esad rejiminin uluslararası toplumla yeniden entegrasyon çabaları ve İsrail'in güvenlik endişeleri, bu tür gizli temasları zorunlu kılıyor.
Ancak bu görüşmelerin kamuoyuna yansıması, hem Arap kamuoyunda hem de bölge ülkelerinde farklı tepkilere yol açabilir. Suriye hükümetinin, İsrail ile yapılan gizli görüşmeleri doğrulaması beklenmiyor; zira bu, rejimin iç politikada zor durumda kalmasına neden olabilir. Öte yandan İsrail tarafı da bu tür görüşmeleri genellikle “istihbarat düzeyinde temas” olarak nitelendirip kamuoyuna yansıtmamaya özen gösteriyor.
Sonuç ve Değerlendirme
Mossad Başkanı ile Suriye Dışişleri Bakanı arasındaki bu telefon görüşmesi, Ortadoğu'da devletler arası ilişkilerin ne kadar karmaşık ve çok katmanlı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı, sadece Ankara için değil, bölgedeki tüm aktörler için belirleyici bir unsur haline gelmiş durumda. Bu görüşme, tarafların birbirleriyle doğrudan diyalog kurma iradesine sahip olduğunu gösterirken, aynı zamanda bölgedeki ittifakların ne kadar kaygan ve değişken olduğunu da kanıtlıyor. İsrail ve Suriye arasında olası bir normalleşme süreci, Türkiye'nin bölgesel politikalarını da yakından etkileyecektir. Bu nedenle, hem Ankara'nın hem de bölge başkentlerinin, bu tür gelişmelere karşı hazırlıklı olması büyük önem taşıyor. Görüşmenin ardından yaşananlar, bu gizli diplomasi trafiğinin ne kadar sonuç üreteceğini zaman gösterecek.