Elektronik müzik sahnesinin önde gelen isimlerinden Anyma’nın (Afterlife), 12 Eylül’de İstanbul Ataköy’de gerçekleştirilmesi planlanan konseri, İstanbul Valiliği tarafından son anda iptal edildi. Resmi gerekçe olarak “satanist ritüeller” içerdiği iddiaları gösterilirken, karar hem müzik camiasında hem de kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Konserin organizatörleri, sanatçının daha önce dünyanın birçok şehrinde sahne aldığını ve herhangi bir olumsuz olay yaşanmadığını belirterek iptale tepki gösterdi.
İptal Kararının Perde Arkası
İstanbul Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, konserin “toplumun hassasiyetlerini göz ardı eden ve satanist ritüelleri çağrıştıran sahne gösterileri” nedeniyle iptal edildiği bildirildi. Açıklamada, “Kamu düzeninin korunması ve toplumun huzurunun sağlanması adına, etkinliğin gerçekleştirilmesi uygun görülmemiştir” ifadelerine yer verildi. Kararın, sosyal medyada başlatılan ve bazı muhafazakar grupların öncülük ettiği “Anyma’yı istemiyoruz” kampanyalarının ardından geldiği öğrenildi. Valilik yetkilileri, kararın alınmasında emniyet birimlerinin raporlarının etkili olduğunu, sahne tasarımında haç ve pentagram gibi sembollerin yer aldığına dair ihbarların değerlendirildiğini ifade etti.
Sanat Dünyasından Tepkiler
Konseri düzenleyen organizasyon şirketi yaptığı açıklamada, Anyma’nın performansının tamamen sanatsal ve teknolojik bir gösteri olduğunu, herhangi bir dini veya şeytani içeriğe sahip olmadığını vurguladı. Şirket yetkilileri, “Sanatçının dünya turnesi kapsamında Berlin, Londra, New York gibi şehirlerde verdiği konserlerde benzer eleştiriler gündeme geldi ancak hiçbir yerde iptal kararı alınmadı. Bizler, hukuki yollarla bu kararın geri alınmasını sağlayacağız” dedi. Müzik eleştirmenleri ise kararın “sansür” olduğunu savunarak, “Türkiye’de kültür-sanat etkinliklerinin önü açılmalı, korkularla hareket edilmemelidir” şeklinde görüş bildirdi. CHP İstanbul İl Başkanlığı da kararı kınayarak, “Şehirde yaşamak ve sanat icra etmek herkesin hakkıdır” açıklamasında bulundu.
Tartışmanın Boyutları
Olay, Türkiye’de sanat özgürlüğü ile güvenlik kaygıları arasındaki dengeyi yeniden gündeme getirdi. Yıllardır devam eden sansür tartışmalarına bir yenisini ekleyen bu iptal, özellikle elektronik müzik dinleyicileri arasında büyük hayal kırıklığı yarattı. Sosyal medyada #Anymaİptal ve #SansüreHayır etiketleri kısa sürede trend oldu. Bazı kullanıcılar, konserin iptal edilmesinin ardından alternatif etkinlik arayışına girerken, bazıları da Anyma’nın konser videosunu paylaşarak “Gelin, asıl sanatı birlikte izleyelim” dedi. Konunun, kültür endüstrisi üzerindeki etkileri de konuşulmaya başlandı; uluslararası sanatçıların Türkiye’ye gelmekten vazgeçebileceği endişesi dile getirildi.
Kamuoyu ve Hukuki Süreç
Kamuoyunun bir kesimi, valiliğin kararını destekleyerek toplumun değerlerine saygı duyulması gerektiğini savundu. Bazı sivil toplum kuruluşları ise kararın, ilgili yasa ve yönetmeliklere aykırı olduğunu öne sürerek, yürütmenin durdurulması için idari mahkemeye başvuracaklarını açıkladı. Hukukçular, etkinlik iptallerinde “kamu yararı” ilkesinin netleştirilmesi gerektiğini vurgularken, bu tür kararların şeffaf bir denetime tabi olması gerektiğini ifade etti. Konser biletleri iptal edilenler, ücretlerin iadesi için organizatörlere başvururken, bazıları da hukuki haklarını arayacaklarını belirtti.
Bağımsız Değerlendirme
Bu iptal, Türkiye’deki kültürel ortamın kutuplaşmış yapısını gözler önüne seriyor. Bir yanda modern dünyanın küresel sanat akımları, diğer yanda geleneksel hassasiyetler. Valiliğin kararı, yasal dayanağı ne olursa olsun, sansür tartışmalarını alevlendirmiştir. Devletin, güvenlik gerekçesiyle etkinlikleri durdurma yetkisi sınırsız olmamalı; kararlar, hukukun üstünlüğü ve ifade özgürlüğü ilkeleriyle uluslararası standartlara uygun bir biçimde, gerekçelendirilmiş ve itiraza açık şekilde alınmalıdır. Anyma konseri iptali, aslında yalnızca bir müzik etkinliğinin değil, bir ülkenin kültür politikalarındaki derin çelişkilerin de iptali olmuştur. Önümüzdeki günlerde hem yerel hem uluslararası düzeyde yankı bulacak bu kararın, sanat dünyasında kalıcı izler bırakması kaçınılmazdır.