Antalya'nın Kaş ilçesinde bir markette alışveriş yapan başörtülü iki kadın, bir erkeğin sözlü tacizine uğradı. Şahıs, kadınların tesettürüyle alay ederek 'İyice kapatmışsınız kendinizi. Hangi tarikat bu?' dedi. Kadınlardan birinin içerik üreticisi olduğu ve yaşananları sosyal medyada paylaştığı öğrenildi. Olay, 28 Şubat sürecindeki baskıcı zihniyeti akıllara getirdi.
Olay anı kamerada
İçerik üreticisi Merve Yılmaz, Kaş'ta bir markette arkadaşıyla birlikte alışveriş yaparken yanlarına gelen bir erkeğin 'Hangi tarikattansınız? Sizi geçen gün de görmüştüm. Ne kadar kapalısınız böyle?' sözleriyle karşılaştı. Yılmaz, yaşananları cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Görüntülerde, şahsın kadınlara yönelik rahatsız edici tavırları ve sözleri yer alıyor. Yılmaz, 'Bunu ifade özgürlüğü olarak görmüyorum. Bu açıkça bir tacizdir' dedi.
Sosyal medyada tepki çekti
Merve Yılmaz'ın paylaştığı video kısa sürede sosyal medyada yayıldı. Kullanıcılar, şahsın tutumunu '28 Şubat zihniyeti' olarak nitelendirdi. Birçok kişi, kadınların kıyafetlerine karışmanın ve dini sembollerle alay etmenin kabul edilemez olduğunu belirtti. Olay, Antalya'da benzer vakaların yaşandığına dikkat çekti.
Emniyetten açıklama
Antalya Emniyet Müdürlüğü, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. Yetkililer, şahsın kimliğinin tespit edilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Türkiye'de son yıllarda başörtüsüne yönelik ayrımcılık ve taciz olayları zaman zaman gündeme gelirken, bu tür davranışların suç olduğu hatırlatıldı.
Toplumda infial yarattı
Olay, siyasi partilerden sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir kesimden tepki topladı. AK Parti ve MHP sözcüleri, yapılanı 'provokasyon' olarak nitelendirirken, CHP ve İYİ Parti ise tacizin her türlüsüne karşı olduklarını ifade etti. Diyanet İşleri Başkanlığı da konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, kılık kıyafetle dalga geçmenin İslam ahlakına aykırı olduğunu vurguladı.
Yaşanan bu olay, Türkiye'de dini sembollere saygı ve toplumsal hoşgörü tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Özellikle 28 Şubat dönemindeki başörtüsü yasaklarını hatırlatan bu tür davranışlar, toplumun farklı kesimleri arasındaki kutuplaşmayı artırma riski taşıyor. Müslüman bir toplumda bireylerin inançları doğrultusunda giyinme özgürlüğünün korunması, demokratik bir hukuk devletinin gereğidir. Bu olay, nefret söylemi ve ayrımcılıkla mücadelede daha kararlı adımlar atılması gerektiğini bir kez daha gösterdi.