Bursa’da babası Umut K. (33) tarafından kaçırıldıktan sonra 7 yıl boyunca harabe bir evde tutulan ve polis operasyonuyla kurtarılan Nazar S.’nin (8) velayeti, DNA testiyle annesi olduğu kesinleşen Almanya vatandaşı Rebecca S.’ye (30) verildi. Olayla ilgili yürütülen soruşturmada, babaannenin de aralarında olduğu 6 kişi “insan ticareti” suçlamasıyla dava edildi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame kapsamında, sanıkların çocuğu alıkoydukları ve yasadışı yollarla el değiştirmesine aracılık ettikleri öne sürülüyor.
Olayın Geçmişi ve Operasyon
Nazar S., henüz 1 yaşındayken babası Umut K. tarafından annesi Rebecca S.’den kaçırıldı. Yıllar süren arama çalışmalarının ardından, 2024 yılında Bursa’nın kırsal bir bölgesinde terk edilmiş bir evde bulundu. Çocuğun fiziksel ve psikolojik durumunun ciddi şekilde etkilendiği belirtilirken, operasyonu gerçekleştiren ekipler, Nazar’ın bu süre boyunca eğitim ve sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıldığını tespit etti. DNA testi sonucu Rebecca S.’nin biyolojik anne olduğu kesinleşti ve velayet resmen annesine devredildi.
İddianame ve Suçlamalar
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede, babaannesi Hanife S. (60) başta olmak üzere 5 kişi daha “insan ticareti” ve “çocuğun kaçırılması” suçlarından yargılanacak. Sanıkların, çocuğu annesinden koparmak ve uzun süreli alıkoymak amacıyla organize hareket ettikleri, ayrıca bu süreçte maddi menfaat sağladıkları iddia ediliyor. İddianamede, sanıkların birbirleriyle olan telefon görüşmeleri, banka kayıtları ve tanık ifadeleri delil olarak sunuldu.
Hukuki Süreç ve Beklentiler
Dava, önümüzdeki günlerde Bursa Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Suçlamaları kabul etmeyen sanıklar, tahliye talebinde bulundu. Ancak savcılık, sanıkların kaçma şüphesi ve delilleri karartma ihtimali nedeniyle tutukluluk hallerinin devamını istedi. Nazar’ın annesi Rebecca S., Almanya’dan takip ettiği davada, “Kızımın yaşadığı travmanın hesabını soracağım” dedi. Olay, uluslararası boyutu ve çocuk kaçırma vakalarındaki hukuki boşlukları yeniden gündeme getirdi.
Toplumsal Etki ve Değerlendirmeler
Nazar S. davası, Türkiye’de çocuk kaçırma ve insan ticareti konusunda farkındalık yarattı. Uzmanlar, özellikle ebeveynler arası anlaşmazlıklarda çocukların araçsallaştırılmasının önlenmesi için yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, kayıp çocukların bulunmasında ulusal ve uluslararası işbirliğinin artırılması çağrısı yapılıyor. Bu dava, adaletin tecellisi ve çocuk haklarının korunması açısından önemli bir sınav olacak.