İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Somali'nin başkenti Mogadişu'da düzenlenen "Türkiye-Somali İlişkilerinde Yeni Dönem" panelinde konuştu. Duran, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın her alanda güçlendiğini belirterek, Somali'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün Türkiye için pazarlık konusu olmadığını söyledi. Panel, Türkiye'nin Somali'ye yönelik desteklerinin ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı bir platform oldu.
Türkiye-Somali İlişkilerinde Stratejik Ortaklık
Duran, konuşmasında Türkiye'nin Somali ile olan ilişkilerinin tarihsel derinliğine dikkat çekerek, 2011 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Somali ziyaretinin ilişkilerde bir dönüm noktası olduğunu hatırlattı. O günden bu yana Türkiye'nin Somali'de altyapı, sağlık, eğitim ve güvenlik alanlarında önemli yatırımlar yaptığını vurguladı. Duran, "Somali'nin istikrarı, bölgenin istikrarıdır. Türkiye, Somali'nin yanında olmaya devam edecek" dedi.
İletişim Başkanı, iki ülke arasındaki ticaret hacminin her geçen yıl arttığını ve Türk firmalarının Somali'de üstlendiği projelerin Somali halkına somut faydalar sağladığını belirtti. Ayrıca, Türkiye'nin Somali ordusunun eğitilmesi ve kapasitesinin artırılması konusundaki katkılarının süreceğini ifade etti.
İsrail'in Somaliland Girişimlerine Tepki
Duran, İsrail'in Somaliland üzerinden bölgede nüfuz alanı oluşturma çabalarına sert tepki gösterdi. Somaliland'ın tek taraflı bağımsızlık ilanının uluslararası toplum tarafından tanınmadığını hatırlatan Duran, bu tür girişimlerin Somali'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik bir tehdit olduğunu söyledi. "Somali'nin toprak bütünlüğü pazarlık konusu olamaz. Türkiye, Somali'nin birliğini ve bağımsızlığını her platformda savunmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.
İsrail'in son dönemde Somaliland ile askeri ve ekonomik işbirliği anlaşmaları imzalaması, bölgede gerilimi artırmış durumda. Türkiye, bu adımların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve Somali'nin egemenlik haklarını ihlal ettiğini savunuyor. Duran, uluslararası toplumu Somali'nin toprak bütünlüğüne saygı duymaya çağırdı.
Türkiye'nin Afrika Açılımı ve Bölgesel Etkisi
Türkiye'nin Afrika kıtasına yönelik açılım politikası, son yirmi yılda önemli mesafe kat etti. 2005 yılını "Afrika Yılı" ilan eden Türkiye, kıta genelinde büyükelçilik sayısını artırdı ve ekonomik, kültürel bağları güçlendirdi. Somali, bu politikada özel bir yere sahip. Türkiye'nin Mogadişu'daki büyükelçiliği, 2011'deki kuraklık krizinde ve sonrasında aktif rol oynadı. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Türk Kızılayı, Somali'de kalıcı eserler bıraktı.
Duran'ın konuşması, Türkiye'nin Somali'deki etkinliğini pekiştirme ve bölgesel dengeleri gözetme çabası olarak yorumlanıyor. Somali, stratejik konumuyla Kızıldeniz ve Hint Okyanusu'na açılan kapı niteliğinde. Bu nedenle bölgesel ve küresel güçlerin ilgi odağında. Türkiye'nin Somali'ye verdiği destek, yalnızca insani değil, aynı zamanda jeopolitik bir hamle olarak da değerlendiriliyor.
Somali'nin Egemenliği ve Uluslararası Hukuk
Somali'nin toprak bütünlüğü, Birleşmiş Milletler kararları ve Afrika Birliği tarafından da destekleniyor. Somaliland'ın bağımsızlık iddiaları, uluslararası alanda meşruiyet kazanmış değil. Türkiye, bu konuda Somali'nin yanında net bir duruş sergiliyor. Duran, "Uluslararası hukuk, Somali'nin birliğini korumasını gerektirir. Hiçbir ülke, Somali'nin parçalanmasına yönelik adımlara destek vermemelidir" diye konuştu.
Panelin sonunda Duran, Türkiye'nin Somali ile olan kardeşlik hukukunun her türlü siyasi ve ekonomik çıkarın üstünde olduğunu vurguladı. Türkiye'nin Somali'deki askeri varlığı, eğitim misyonu ve kalkınma yardımları, iki ülke arasındaki güveni pekiştiriyor. Somali halkı da Türkiye'nin desteğini takdirle karşılıyor.
Bu açıklamalar, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki aktif diplomasisinin bir yansıması. Bölgesel istikrarın sağlanması için Türkiye'nin oynadığı rol, uluslararası aktörler tarafından da izleniyor. Önümüzdeki dönemde Türkiye-Somali ilişkilerinin daha da derinleşmesi ve işbirliğinin yeni alanlara yayılması bekleniyor.