İsrail'in 10 Ekim 2025'te ilan edilen ateşkese rağmen Gazze'ye yönelik saldırılarını sürdürmesi üzerine, Filistin'de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla 7 Ekim 2025 tarihinde Ankara'da "Gazze İçin Özgür Filistin Yürüyüşü" düzenlenecek. Yürüyüş, saat 14.00'te Kızılay Meydanı'ndan başlayarak Sıhhiye ve Ulus güzergahı üzerinden Anafartalar Caddesi'nde sona erecek.
Yürüyüşün Amacı ve Güzergahı
Etkinliği organize eden sivil toplum kuruluşları, yürüyüşün amacını "Gazze'de aylardır devam eden insani krize karşı sessiz kalmamak ve Filistin halkının yalnız olmadığını göstermek" olarak açıkladı. Katılımcılar, yürüyüş boyunca Filistin bayrakları taşıyacak ve çeşitli dövizlerle İsrail'in saldırılarını protesto edecek. Organizatörler, yürüyüşün barışçıl ve demokratik bir tepki gösterisi olduğunu vurgulayarak, tüm siyasi parti, sivil toplum örgütü ve vatandaşları katılmaya davet etti.
Yürüyüş güzergahı boyunca güvenlik önlemleri alınacak. Ankara Emniyet Müdürlüğü, katılımcıların güvenliği için geniş çaplı tedbir alacağını duyurdu. Sağlık ekipleri ve itfaiye araçları da olası acil durumlar için hazır bekletilecek. Organizasyon komitesi, katılımcılardan pankart ve dövizlerinde şiddet içermeyen mesajlar kullanmalarını istedi.
Ateşkes ve Saldırılar Arasındaki Çelişki
İsrail ile Hamas arasında 10 Ekim 2025'te varılan ateşkes anlaşması, uluslararası kamuoyunda kısa süreli bir rahatlama yaratmıştı. Ancak anlaşmanın ardından Gazze'nin çeşitli bölgelerinden gelen saldırı haberleri, ateşkesin fiilen uygulanmadığını gösterdi. Filistin Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, ateşkesin ilanından bu yana Gazze'de en az 47 sivil hayatını kaybetti, 200'den fazla kişi yaralandı. Bu durum, uluslararası toplumun ateşkesin kalıcılığı konusundaki endişelerini artırdı.
Türkiye, ateşkes sürecinde aktif diplomatik çaba yürüten ülkeler arasında yer aldı. Dışişleri Bakanlığı, taraflara ateşkese uyma çağrısını yineledi ve Gazze'ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için girişimlerde bulundu. Ancak sahadaki gelişmeler, kalıcı barış için daha fazla uluslararası baskıya ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor.
Sivil Toplumun Tepkisi ve Benzer Etkinlikler
Ankara'daki yürüyüş, Türkiye genelinde Filistin'e destek amacıyla düzenlenen etkinliklerin son halkası. Son haftalarda İstanbul, İzmir, Bursa ve Diyarbakır'da da benzer protesto yürüyüşleri ve basın açıklamaları gerçekleştirildi. Sivil toplum kuruluşları, kamuoyunun Filistin meselesine duyarlılığının arttığını ve bu tür etkinliklerin barışçıl çözüm çağrılarını güçlendirdiğini belirtiyor.
Öte yandan, bazı uluslararası kuruluşlar da Gazze'deki insani duruma dikkat çekmek için kampanyalar yürütüyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, ateşkesin acilen tam olarak uygulanması ve insani yardımların engelsiz geçişi için çağrıda bulundu. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Gazze'de sağlık sisteminin çökmek üzere olduğu uyarısını yaptı.
Yürüyüşün Olası Etkileri ve Beklentiler
Ankara'daki yürüyüşün, Türkiye'nin Filistin konusundaki hassasiyetini bir kez daha uluslararası kamuoyuna göstermesi bekleniyor. Organizatörler, etkinliğin ardından bir sonuç bildirgesi yayımlamayı planlıyor. Bildirgede, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, Gazze'ye yönelik ablukanın kaldırılması ve iki devletli çözüm için somut adımlar atılması çağrıları yer alacak.
Uzmanlar, bu tür kitlesel etkinliklerin hükümetler üzerinde diplomatik baskı oluşturma potansiyeline dikkat çekiyor. Ancak kalıcı barış için yalnızca kamuoyu tepkisinin yeterli olmadığı, uluslararası kurumların ve büyük güçlerin etkili arabuluculuk yapması gerektiği vurgulanıyor. Ankara'daki yürüyüş, Filistin davasına destek veren geniş bir toplumsal kesimin sesini duyurması açısından önem taşıyor.