Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, depremde ağır hasar gören araçlarla hacizli, yakalamalı ve çalıntı otomobilleri “change” yöntemiyle birleştirerek yeni bir araç görünümü kazandıran bir suç örgütüne yönelik operasyon düzenledi. Operasyonda 4 şüpheli gözaltına alınırken, çok sayıda araç parçası ve evrak ele geçirildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Change yöntemi nasıl işliyor?
Change yöntemi, genellikle deprem, sel veya kaza gibi nedenlerle pert kaydı bulunan araçların şasi ve motor numaralarının, hacizli veya çalıntı araçlara aktarılmasıyla gerçekleştiriliyor. Böylece yasal olmayan araçlar, temiz bir kimlik kazanarak piyasaya sürülüyor. Ankara’da tespit edilen ağda, özellikle 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan araçlar kullanıldığı belirlendi.
Operasyon detayları
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, polis ekipleri belirlenen adreslere eş zamanlı baskın yaptı. Baskınlarda 4 şüpheli yakalanırken, yapılan aramalarda çok sayıda araca ait şasi plakaları, motor blokları, sahte belgeler ve araç anahtarları ele geçirildi. Şüphelilerin araçları internet üzerinden sahte ilanlarla satmaya çalıştığı da tespit edildi.
Sektördeki riskler ve önlemler
Change araçlar, ikinci el otomotiv piyasasında büyük bir risk oluşturuyor. Uzmanlar, alıcıların araç satın alırken mutlaka şasi ve motor numarasını sorgulaması, ekspertiz raporu alması ve aracın geçmişini detaylıca incelemesi gerektiğini vurguluyor. E-Devlet üzerinden yapılan sorgulamalarda, aracın pert kaydı, haciz durumu veya çalıntı olup olmadığı kontrol edilebiliyor.
Ankara Emniyeti, bu tür yasal olmayan işlemlerin tespiti için düzenli olarak denetimler yaparken, teknolojik imkanları da kullanarak sahte belge ve araçları ayırt etmeye çalışıyor. Operasyonun, benzer suçlara karışan diğer kişilere de gözdağı niteliği taşıdığı belirtiliyor.
Sonuç ve değerlendirme
Change araç operasyonu, otomotiv sektöründe kayıt dışı işlemlerin boyutunu bir kez daha gündeme getirdi. Deprem sonrası pert kaydı bulunan araçların yasadışı yollarla piyasaya sürülmesi, hem tüketici güvenliğini tehdit ediyor hem de devletin vergi kaybına yol açıyor. Bu tür suçların önlenmesi için cezai yaptırımların artırılması ve denetimlerin sıklaştırılması gerektiği değerlendiriliyor.