Ankara'nın Polatlı ilçesindeki Külhöyük kazı alanında, Hatti ve Hitit uygarlıklarına ev sahipliği yapmış antik kentin alt katmanlarında 66 milyon yıllık bir Gastropoda fosili bulundu. Kazı ekibi, fosilin Tetis Denizi'ne ait olduğunu ve bölgenin jeolojik geçmişine ışık tuttuğunu açıkladı. Keşif, Anadolu'nun hem arkeolojik hem de paleontolojik zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Kazıda Ortaya Çıkan Jeolojik Miras
Külhöyük'te yürütülen arkeolojik kazılar sırasında, Hitit dönemine ait yapıların altındaki derin tabakalarda deniz canlısı fosili tespit edildi. Uzmanlar, fosilin yaklaşık 66 milyon yıl önce yaşamış bir deniz salyangozu türüne ait olduğunu belirledi. Gastropoda sınıfından olan bu canlı, Mezozoik Era'nın son dönemlerinde Tetis Denizi'nde yaygın olarak bulunuyordu. Tetis, günümüzdeki Akdeniz'in atası sayılan ve milyonlarca yıl boyunca Avrupa ile Afrika arasında uzanan dev bir okyanustu.
Kazı heyetinden yapılan açıklamaya göre fosil, höyüğün kuzey yamacındaki bir açmada, kireçtaşı tabakaları içinde korunmuş halde bulundu. Fosilin kabuk yapısı ve boyutları, dönemin deniz ekosistemi hakkında önemli ipuçları veriyor. Ekip, buluntuyu laboratuvar ortamında detaylı incelemeye aldı. Ön analizler, fosilin yumuşakça familyasına ait olduğunu ve sığ deniz ortamında yaşadığını gösteriyor.
Hatti ve Hitit Kentinin Altındaki Sır
Külhöyük, bilinen en eski yerleşimlerden biri olarak Hatti ve ardından Hitit dönemlerinde önemli bir merkezdi. Bugüne kadar yapılan kazılarda çivi yazılı tabletler, seramikler ve mimari kalıntılar gün yüzüne çıkarılmıştı. Ancak bu yeni keşif, bölgenin tarihini çok daha gerilere, dinozorların yaşadığı çağa taşıyor. Arkeologlar, höyüğün alt katmanlarının jeolojik olarak da incelenmesi gerektiğini vurguluyor.
Fosil, yalnızca arkeoloji değil, jeoloji ve paleontoloji alanında da çığır açıcı bir veri sunuyor. Ankara çevresinin 66 milyon yıl önce sıcak ve sığ bir denizle kaplı olduğu, elde edilen bulgularla destekleniyor. Bu durum, bölgenin tektonik hareketlerle nasıl yükseldiğini anlamak için de kritik önem taşıyor. Uzmanlar, benzer fosillerin çevredeki diğer höyüklerde de çıkabileceğini tahmin ediyor.
Bilim Dünyası ve Koruma Çalışmaları
Keşfin ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı ekipler, fosilin korunması ve sergilenmesi için çalışma başlattı. Fosilin, Ankara'daki bir müzeye kazandırılması planlanıyor. Öte yandan kazı alanında jeolojik sondajların artırılması ve stratigrafik analizlerin derinleştirilmesi öneriliyor. Bilim insanları, bu tür buluntuların Anadolu'nun jeolojik tarihine dair ezberleri bozabileceğini belirtiyor.
Tetis Denizi, yaklaşık 250 milyon yıl önce oluşmuş ve 66 milyon yıl önce yok olmuş bir okyanustu. Günümüzde bu denizin kalıntıları, Akdeniz ve çevresindeki dağ oluşumlarıyla ilişkilendirilir. Ankara'da bulunan Gastropoda fosili, bu dev okyanusun Anadolu'daki varlığını somutlaştıran nadir örneklerden biri. Fosilin tür tayini ve yaş tespiti için uluslararası iş birliği yapılması bekleniyor.
Sonuç olarak, Külhöyük'teki bu keşif, arkeoloji ve yer bilimlerinin kesişim noktasında yeni bir sayfa açıyor. Hem Hitit tarihine hem de Dünya'nın jeolojik geçmişine dair önemli veriler sunan fosil, Ankara'nın sadece siyasi değil bilimsel bir merkez olduğunu da kanıtlıyor. Gelecek kazı sezonlarında benzer buluntuların çıkması, bölgenin paleocoğrafyasını daha net ortaya koyabilir.