Ankara'da özel bir maden şirketinde çalışan ve özlük haklarının iyileştirilmesi için eylem yapan maden işçileri, Valilik kararıyla karşı karşıya. Ankara Valiliği, kent genelinde madencilerin düzenleyeceği açık hava toplantıları, basın açıklamaları ve yürüyüşlerin 5 gün süreyle yasaklandığını duyurdu. Karar, işçilerin eylemlerini sürdürme kararlılığını artırırken, sendikalar kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek yargıya başvuracaklarını açıkladı.
Valilik Kararı ve Gerekçesi
Ankara Valiliği tarafından yapılan açıklamada, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca, kentteki tüm açık hava toplantıları, basın açıklamaları, oturma eylemleri ve yürüyüşlerin 5 gün süreyle yasaklandığı bildirildi. Kararın, kamu düzeni ve güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması ve genel sağlık nedenleriyle alındığı ifade edildi. Yasak, bugün saat 23.59'dan itibaren geçerli olacak ve 5 gün boyunca devam edecek. Valilik ayrıca, yasağa uymayanlar hakkında yasal işlem yapılacağını duyurdu.
Madencilerin Talepleri ve Eylem Süreci
Madencilerin eylemi, özel bir maden şirketinde çalışan yaklaşık 300 işçinin, ücret zammı, mesai saatlerinin düzenlenmesi, iş güvenliği önlemlerinin artırılması ve sendikal hakların güvence altına alınması talepleriyle başladı. İşçiler, geçtiğimiz hafta boyunca iş bırakma eylemi yapmış, ardından eylemlerini Ankara'daki maden sahası önünde nöbetle sürdürmüştü. Eylemin 8. gününde Valiliğin aldığı yasak kararı, işçiler tarafından tepkiyle karşılandı. Madenciler adına açıklama yapan sendika temsilcisi, "Haklı mücadelemiz sürecek. Bu yasak, demokratik hakkımızı gasp etme girişimidir. Anayasa'nın 34. maddesi toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını güvence altına almıştır. Valiliğin bu kararı hukuka aykırıdır, yargıya taşıyacağız." dedi.
Sendikalardan ve Siyasi Partilerden Tepki
Olayın duyulmasının ardından birçok sendika ve siyasi partiden Valilik kararına tepki geldi. Türk-İş ve DİSK'e bağlı sendikalar ortak basın açıklaması yaparak, "İşçilerin eylem hakkını engellemek, emeğin sesini kısmaktır. Bu karar derhal geri alınmalıdır" dedi. Ana muhalefet partisi sözcüsü de yaptığı yazılı açıklamada, "İktidarın işçilere karşı baskıcı tutumu her geçen gün artıyor. Ankara Valiliği'nin bu keyfi kararı kabul edilemez" ifadelerini kullandı. Aralarında insan hakları derneklerinin de bulunduğu sivil toplum kuruluşları da kararın demokratik hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğunu savundu.
Benzer Yasakların Geçmişi ve Hukuki Süreç
Ankara Valiliği'nin geçmişte de çeşitli eylemlere sık sık yasak getirdiği biliniyor. Özellikle son yıllarda işçi eylemleri, kadın yürüyüşleri ve çevre protestoları gibi toplumsal hareketlerin önüne geçmek için sık sık gerekçesiz yasak kararları alındığı eleştirileri yapılıyor. Bu tür yasak kararlarının, Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce birçok kez iptal edildiği veya bireysel başvurularda hak ihlali sayıldığı belirtiliyor. Hukukçular, bu kez de madencilerin avukatlarının kararın yürütmesinin durdurulması için idare mahkemesine başvuracağını ve sürecin nasıl sonuçlanacağının merak konusu olduğunu ifade ediyor. Madencilerin ise yasaklara rağmen eylemlerini sürdürme kararlılığında olduğu, ancak polis müdahalesi riskiyle karşı karşıya oldukları öğrenildi.
Türkiye'de maden işçilerinin hak mücadelesi, tarihsel olarak zorlu koşullarda yürütülmüş ve birçok kez kanlı olaylarla sonuçlanmıştır. Soma ve Ermenek maden faciasında yaşamını yitiren işçilerin aileleri, bugün hâlâ adalet aramaktadır. Bu bağlamda, Ankara'daki madencilerin eyleminin simgesel bir önemi bulunuyor. İşçilerin, çağın gerektirdiği güvenlik ve ücret koşullarına kavuşması için verdiği mücadelede, Valilik kararının işçiler üzerinde yılgınlık yaratmak yerine, daha da kenetlenmelerine yol açması olası görünüyor. Türkiye'nin işçi sınıfının uzun bir mücadele geleneği var; bu tür yasakların işçilerin hak arama azmini kırması kolay görünmüyor. Nitekim madencilerin yarın sabah saatlerinde yeniden bir araya gelerek eylemlerini sürdürme kararı aldıkları ifade ediliyor.