Ankara'nın Çubuk ilçesinde, Türk Kızılay ile Güney Koreli SK Plasma işbirliğinde hayata geçirilecek Türk Kızılay Protürk Plazma İlaç Tesisi'nin temeli atıldı. Törene Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türk Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık ve SK Plasma yetkilileri katıldı. Tesisin yıllık 600 ton plazma işleme kapasitesine sahip olması ve 2025 yılında faaliyete geçmesi planlanıyor.
Tesisin önemi ve hedefleri
Türkiye'de şu anda plazma türevi ilaçların büyük bir kısmı ithal ediliyor. Bu tesisle birlikte yerli üretim kapasitesi artırılacak ve dışa bağımlılık azaltılacak. Tesiste, immünoglobulin, albümin ve pıhtılaşma faktörleri gibi hayati öneme sahip plazma türevi ilaçlar üretilecek. Sağlık Bakanı Koca, törende yaptığı konuşmada, bu tesisin Türkiye'nin sağlık alanındaki stratejik bağımsızlığına katkı sağlayacağını vurguladı.
Üretim süreci ve istihdam
Tesis, modern teknolojiyle donatılacak ve plazma fraksiyonasyonu yöntemiyle çalışacak. Kan bağışlarından elde edilen plazmalar, bu tesiste işlenerek ilaç haline getirilecek. Yaklaşık 300 kişiye istihdam sağlaması beklenen tesis, aynı zamanda bölge ekonomisine de canlılık katacak. Türk Kızılay yetkilileri, tesisin tam kapasiteye ulaştığında yılda 3 milyon doz ilaç üretebileceğini belirtti.
İşbirliği ve teknoloji transferi
SK Plasma, Güney Kore'de plazma türevi ilaç üretiminde lider firmalardan biri. İşbirliği kapsamında, teknoloji transferi ve know-how paylaşımı da yapılacak. Bu sayede Türkiye'de ilk kez tam ölçekli bir plazma fraksiyonasyon tesisi kurulmuş olacak. Törende konuşan SK Plasma CEO'su, Türkiye'ye yatırım yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Geleceğe yönelik planlar
Türk Kızılay, bu tesisle birlikte kan ve plazma bağışı kampanyalarına da hız verecek. Hedef, ülke genelinde plazma bağışı oranını artırarak tesisin hammadde ihtiyacını karşılamak. Ayrıca, ilerleyen dönemde benzer tesislerin diğer bölgelerde de kurulması planlanıyor. Sağlık Bakanlığı, plazma türevi ilaçlarda tam yerli üretim hedefi doğrultusunda çalışmalara devam ediyor.
Bu tesis, Türkiye'nin sağlık alanındaki dışa bağımlılığını azaltma yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Plazma türevi ilaçların stratejik önemi göz önüne alındığında, bu yatırımın ülke için uzun vadeli bir kazanım olacağı açık.