Avrupa Merkez Bankası (AMB), yükselen enflasyonla mücadele kapsamında bu hafta faiz artırmaya hazırlanıyor. Ancak bazı ekonomistler, bu adımın 2011 yılında yapılan ve ardından geri alınmak zorunda kalınan politika hatasını tekrarlayabileceği uyarısında bulunuyor. AMB’nin Perşembe günü yapacağı toplantıda faiz oranlarını 25 baz puan artırması beklenirken, bu kararın bölge ekonomisindeki kırılgan toparlanmayı olumsuz etkileyeceği ifade ediliyor.
2011 Benzerliği ve Ekonomik Riskler
Ekonomistler, 2011 yılında AMB’nin enflasyon endişeleriyle faiz artırdığını ancak bu hamlenin borç krizini derinleştirdiğini ve bankanın birkaç ay içinde faizleri tekrar düşürmek zorunda kaldığını hatırlatıyor. O dönemde euro bölgesi ekonomisi henüz tam olarak toparlanamamışken alınan faiz artış kararı, Yunanistan ve İspanya gibi ülkelerde işsizliği artırmış ve kemer sıkma önlemlerini tetiklemişti. Bugün benzer bir tablo çiziliyor: Avrupa ekonomisi pandemi sonrası toparlanma sürecinde, ancak enerji fiyatları ve tedarik zinciri sorunları nedeniyle enflasyon hedeflerin üzerinde seyrediyor. AMB’nin faiz artırması, büyümeyi yavaşlatabilir ve borçluluk oranı yüksek ülkeleri zor durumda bırakabilir.
Enflasyonla Mücadele Zorunluluğu mu?
AMB Başkanı Christine Lagarde, yaptığı açıklamalarda enflasyonun kontrol altına alınması gerektiğini vurgularken, diğer yandan ekonomik koşulların hassas olduğunu kabul ediyor. Bankanın enflasyon hedefi yüzde 2 seviyesinde bulunurken, son veriler yüzde 2,5’i aşmış durumda. Ancak uzmanlara göre enflasyon geçici faktörlerden kaynaklanıyor ve faiz artışı kalıcı bir çözüm sunmayabilir. Özellikle enerji fiyatlarındaki düşüş ve talepteki normale dönüşle birlikte enflasyonun kendiliğinden gerilemesi bekleniyor.
Piyasaların Gözü AMB’de
Yatırımcılar, AMB’nin faiz kararının yanı sıra gelecek dönem para politikasına ilişkin ipuçlarını da takip ediyor. Avrupa borsaları son günlerde dalgalı bir seyir izlerken, euro/dolar paritesi de faiz beklentileriyle şekilleniyor. Bazı analistler, AMB’nin bu yıl içinde bir kez daha faiz artırabileceğini ancak bunun ekonomik verilere bağlı olduğunu belirtiyor. Diğerleri ise bankanın 2011’de yaptığı hatayı tekrarlamaması için temkinli olması gerektiğini savunuyor.
Sonuç olarak, AMB’nin Perşembe günkü kararı, hem enflasyonla mücadele hem de ekonomik toparlanma arasında bir denge kurmasını gerektiriyor. Eğer banka faiz artırırsa, bunun geçici mi yoksa kalıcı mı olacağı önümüzdeki aylarda netleşecek. Ancak ekonomistlerin uyarıları dikkate alındığında, AMB’nin 2011’den ders çıkarması ve verilere dayalı bir strateji izlemesi kritik önem taşıyor.