Bartın'ın Amasra ilçesinde 13 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel taciz ve istismarda bulundukları iddiasıyla yargılanan 36 sanık hakkında mahkeme kararını açıkladı. Amasra Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, sanıkların bir kısmına 'çocuğun cinsel istismarı', bir kısmına ise 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından 2 ila 20 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi. Karar, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmedilirken, adliye önünde toplanan vatandaşlar kararı sevinçle karşıladı.
Olayın Geçmişi: 13 Yaşındaki Kızın İfadesiyle Başlayan Süreç
Olay, 2023 yılının yaz aylarında Amasra'da yaşandı. 13 yaşındaki A.K., annesine ve ardından jandarmaya başvurarak, ilçedeki bazı kişiler tarafından cinsel tacize ve istismara uğradığını anlattı. Küçük kızın ifadesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, aralarında esnaf, kamu görevlisi ve işçilerin de bulunduğu 36 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden 12'si tutuklanırken, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Davanın açılmasının ardından Amasra'da büyük bir infial oluşmuş, vatandaşlar adliye önünde protesto gösterileri düzenlemişti.
Dava Süreci ve Sanıkların Savunmaları
Amasra Ağır Ceza Mahkemesi'nde yaklaşık iki yıl süren dava sürecinde, sanıkların büyük çoğunluğu suçlamaları reddetti. Sanık avukatları, müvekkillerinin mağdur kızın beyanlarıyla suçlandığını, somut delil bulunmadığını öne sürdü. Ancak mahkeme, mağdur kızın ifadelerini, tanık beyanlarını ve dijital verileri dikkate alarak kararını verdi. Mahkeme heyeti, bazı sanıkların 'zincirleme cinsel istismar', bazılarının ise 'sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel istismar' suçunu işlediğine hükmetti. Ayrıca, kızın yaşının küçüklüğü nedeniyle cezaların artırılmasına karar verildi.
Toplumda Yansımalar ve Tepkiler
Dava, yalnızca Amasra'da değil, Türkiye genelinde büyük yankı uyandırmıştı. Kadın dernekleri ve çocuk hakları örgütleri, davanın takipçisi olduklarını belirterek adliye önünde basın açıklamaları yapmıştı. Kararın açıklanmasının ardından konuşan Avukat Elif Yılmaz, 'Bu karar, çocuk istismarına karşı toplumsal bir vicdanın tecellisidir. Ancak cezaların caydırıcılığı için istinaf ve temyiz süreçlerinin de titizlikle takip edilmesi gerekiyor' dedi. Amasra Belediye Başkanı ise yaptığı açıklamada, 'Adalet yerini bulmuştur. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için hepimize görev düşüyor' ifadelerini kullandı.
Uzman Görüşü: Çocuk İstismarıyla Mücadelede Adaletin Önemi
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan çocuk psikiyatristi Prof. Dr. Ayşe Erol, çocuk istismarı vakalarında mağdurun beyanının büyük önem taşıdığını vurguladı. Erol, 'Çocuklar, yaşadıkları travmayı anlatmakta güçlük çekerler. Bu nedenle yargı süreçlerinin çocuk dostu mekanizmalarla yürütülmesi gerekir. Alınan bu karar, diğer mağdurlar için umut verici olabilir. Ancak toplumsal farkındalığın artırılması ve eğitim çalışmalarının yaygınlaştırılması şart' dedi. Mahkeme kararının ardından, sanıklardan bazılarının avukatları istinaf başvurusunda bulunduklarını açıkladı. Kararın kesinleşmesi halinde, cezaların infazına başlanacak.
Bu dava, Türkiye'de çocuk istismarıyla mücadelenin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Yargı sürecinin başından itibaren adliyelerde 'Adalet istiyoruz' sloganları atan vatandaşlar, kararı alkışlarla karşıladı. Ancak hukukçular, verilen cezaların üst sınırlarda olmadığına dikkat çekerek, 'Çocuklara yönelik cinsel suçlarda cezaların en üst düzeyde verilmesi için yasal düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerekiyor' şeklinde görüş bildirdi. Amasra'da yaşayanlar, bu olayın ilçenin gündeminden düşmeyeceğini, toplumsal vicdanın rahatlatılması için adaletin tam anlamıyla tecelli etmesi gerektiğini belirtiyor.