Altın ithalatına getirilen kotanın sektör üzerindeki olumsuz etkisi azalırken, yurt içi ve yurt dışı has altın arasındaki fiyat farkı kapandı. Ariş Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş, kota döneminde 11 bin dolara kadar çıkan fiyat farkının ortadan kalktığını belirterek, bu durumun ihracat açısından fırsata çevrilmesi gerektiğini vurguladı. Güzeliş, sektörde istihdam kaybı yaşandığını da sözlerine ekledi.
Kota Döneminde Fiyat Farkı 11 Bin Dolara Ulaştı
Kerim Güzeliş, altın ithalatındaki kotanın sektör üzerindeki olumsuz etkisinin mevcut durumda azaldığını ifade etti. Kota uygulamasının zirve yaptığı dönemde yurt içi has altın fiyatı ile yurt dışı has altın fiyatı arasındaki farkın 11 bin dolara kadar çıktığını hatırlatan Güzeliş, bu farkın artık kapandığını söyledi. Fiyat farkının kapanması, altın piyasasında normalleşmenin ilk işareti olarak değerlendiriliyor.
Güzeliş, kota nedeniyle Türkiye'nin altın ithalatında ciddi kısıtlamalar yaşandığını, bunun da iç piyasada arz sıkıntısına yol açtığını belirtti. Arz sıkıntısı, yurt içi fiyatların yurt dışına kıyasla aşırı yükselmesine neden oldu. Bu durum, kuyumculuk sektörünün rekabet gücünü zayıflattı ve ihracatı olumsuz etkiledi. Ancak son dönemde kota esnetilerek ithalatın önü açıldı ve fiyat farkı normalize oldu.
İhracat İçin Fırsat Penceresi
Fiyat farkının kapanmasının ihracat açısından önemli bir fırsat olduğunu dile getiren Güzeliş, "Yurt içi ve yurt dışı has altın arasındaki fiyat farkı kapandı. Bu, Türk mücevherat sektörünün ihracatta yeniden güç kazanması için bir fırsattır. Sektör olarak bu fırsatı iyi değerlendirmeliyiz" dedi. Güzeliş, kota döneminde yaşanan istihdam kaybına da dikkat çekerek, sektörün toparlanması için desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Altın ithalatındaki kota, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından cari açığı azaltmak amacıyla 2023 yılında uygulamaya konulmuştu. Kota, altın ithalatını sınırlandırarak döviz çıkışını yavaşlatmayı hedefliyordu. Ancak sektör temsilcileri, bu uygulamanın kuyumculuk sektöründe hammadde sıkıntısına ve kayıt dışı ticarete yol açtığını savunmuştu. Kota sonrası iç piyasada fiyatların yurt dışına göre primli hale gelmesi, mücevher ihracatçılarının rekabet şansını azalttı.
Güzeliş'in açıklamaları, sektörün kota sonrası toparlanma sürecine girdiğini gösteriyor. Fiyat farkının kapanmasıyla birlikte ihracatın yeniden canlanması bekleniyor. Özellikle Orta Doğu, Kuzey Afrika ve BDT ülkelerine yönelik mücevher ihracatında artış öngörülüyor. Sektör, 2024 yılında altın mücevher ihracatının yeniden ivme kazanmasını umut ediyor.
İstihdam Kaybı ve Sektörel Etkiler
Kota döneminde sektörde istihdam kaybı yaşandığını belirten Güzeliş, birçok atölyenin kapandığını veya küçüldüğünü söyledi. Altın fiyatlarındaki dalgalanma ve hammadde teminindeki zorluklar, özellikle küçük ölçekli işletmeleri olumsuz etkiledi. İstihdam kaybının telafi edilmesi için sektöre yönelik teşvik ve desteklerin artırılması gerektiği vurgulanıyor.
Altın piyasası uzmanları, fiyat farkının kapanmasının iç piyasada arz-talep dengesini yeniden tesis edeceğini belirtiyor. Kota öncesi dönemde Türkiye, dünyanın en büyük altın ithalatçılarından biriydi. Kota sonrası ithalat hızla düştü, ancak son aylarda kademeli olarak toparlanma başladı. Uzmanlar, fiyat farkının kapanmasının ithalatın normal seyrine dönmesine katkı sağlayacağını ifade ediyor.
Öte yandan, küresel altın fiyatları da seyir izliyor. Fed'in faiz politikaları ve jeopolitik gelişmeler altın fiyatlarını etkiliyor. Türkiye'de altın, tasarruf aracı olarak yoğun ilgi görüyor. Fiyat farkının kapanması, yatırımcılar için de önemli bir gelişme. Yurt içi fiyatların uluslararası piyasalara yakınsaması, altın yatırımcısının lehine bir durum olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, altın ithalat kotasının etkilerinin azalması ve fiyat farkının kapanması, sektör için olumlu bir dönüm noktası. Kerim Güzeliş'in çağrısı, ihracat odaklı bir stratejiyle sektörün yeniden büyümesi gerektiğini ortaya koyuyor. Kota döneminde yaşanan istihdam kaybının telafisi ve ihracatın artırılması için kamu-özel iş birliği önem taşıyor.