Altın fiyatları bu hafta cuma günü yaşanan düşüşle birlikte haftalık kayıp yolunda ilerliyor. Orta Doğu'da artan gerilimlerin ABD ile İran arasında olası bir barış anlaşmasına yönelik umutları zayıflatması ve yükselen enflasyon ile faiz artırımı endişeleri değerli metal üzerinde baskı yaratıyor.
İran belirsizliği
Son günlerde İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine yönelik uluslararası endişeler yeniden gündeme gelirken, ABD'nin yeni yaptırım tehditleri tansiyonu yükseltti. Bu durum, daha önce piyasalarda yer alan diplomatik çözüm beklentilerini zayıflattı. Yatırımcılar, Orta Doğu'da süregelen jeopolitik risklerin altın gibi güvenli liman varlıklara talebi artırması gerektiğini düşünse de, güçlü dolar ve faiz artırımı beklentileri bu etkiyi sınırlıyor.
Faiz endişeleri
ABD Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadelede agresif faiz artışlarına devam edeceği yönündeki sinyaller, tahvil getirilerini yükseltirken altının cazibesini azaltıyor. Son açıklanan enflasyon verilerinin beklenenden yüksek gelmesi, Fed'in faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutabileceği endişesini beraberinde getirdi. Bu durum, ons altının dolar karşısında değer kaybetmesine neden oluyor.
Teknik analistler, altının 2.900 dolar seviyesindeki desteğini test ettiğini, bu seviyenin altında kalıcı bir düşüş olması durumunda 2.850 dolara kadar gerileme potansiyeli bulunduğunu belirtiyor. Öte yandan, jeopolitik risklerin yeniden alevlenmesi durumunda 3.000 dolar direnci tekrar gündeme gelebilir.
Önümüzdeki dönemde, yatırımcılar ABD-İran müzakerelerindeki gelişmelere ve Fed'in faiz kararlarına odaklanacak. Bu iki faktör, ons altının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.
Bağımsız değerlendirme: Altın piyasası şu anda iki zıt güç arasında sıkışmış durumda: jeopolitik riskler fiyatları desteklerken, sıkı para politikası ve güçlü dolar baskılıyor. Önümüzdeki haftalarda bu faktörlerden hangisinin ağır basacağı, altının yönü açısından kritik olacak.