Altın fiyatları, dün yaşanan ve yüzde 4'e yaklaşan sert düşüşün ardından bugün dengelenme çabası içinde. Gram altın 6 bin 518 TL, ons altın ise 4 bin 137 dolar seviyesinden güne başladı. Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, yükselen tahvil getirileri ve güçlenen doların altın üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek 1 Ekim'e dikkat çekti.
Düşüşün nedenleri: Tahvil getirileri ve dolar
Altın fiyatlarındaki sert düşüşün arkasında küresel piyasalardaki gelişmeler yatıyor. ABD 10 yıllık tahvil getirileri son dönemde yükselişe geçerken, dolar endeksi de güç kazandı. Bu iki faktör, faiz getirisi olmayan altının cazibesini azaltıyor. Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, yükselen tahvil getirilerinin ve güçlenen doların altın üzerindeki baskıyı artırdığını vurguladı. Hansen, özellikle 1 Ekim tarihine işaret ederek, bu tarihte açıklanacak ekonomik verilerin ve merkez bankası açıklamalarının altın yönü üzerinde belirleyici olabileceğini ima etti.
Altın, yıl başından bu yana dalgalı bir seyir izlese de son bir ayda kayda değer bir değer kaybı yaşadı. Dünkü düşüşle birlikte ons altın 4 bin 137 dolara gerilerken, gram altın da 6 bin 518 TL seviyesine indi. Piyasa uzmanları, altındaki düşüşün geçici mi yoksa kalıcı mı olduğu konusunda ikiye bölünmüş durumda.
Piyasa beklentileri ve 1 Ekim uyarısı
Ole Hansen'in 1 Ekim uyarısı, yatırımcıların odaklanması gereken önemli bir tarihe işaret ediyor. 1 Ekim'de ABD'de açıklanacak ISM imalat PMI verisi ve hafta boyunca açıklanacak istihdam verileri, Fed'in para politikası üzerinde etkili olabilir. Eğer veriler güçlü gelirse, Fed'in faiz artırımına devam edeceği beklentisiyle altın üzerindeki baskı artabilir. Ancak zayıf veriler, altının yeniden yükselişe geçmesine olanak tanıyabilir.
Altın fiyatlarındaki düşüşte, merkez bankalarının para politikaları da etkili. Fed'in şahin duruşu, altını destekleyen en büyük faktör olan düşük faiz ortamını sonlandırabilir. Avrupa Merkez Bankası ve diğer merkez bankalarının da benzer adımlar atması durumunda, altın üzerindeki baskı daha da artabilir. Öte yandan, jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizlikler altının güvenli liman özelliğini korumasını sağlayabilir. Orta Doğu'daki gerilim, Ukrayna savaşı ve Çin'in ekonomik yavaşlaması gibi faktörler, altına olan talebi canlı tutabilir.
Yatırımcılar için altın, portföy çeşitlendirmesi ve enflasyona karşı korunma aracı olarak görülmeye devam ediyor. Ancak kısa vadeli dalgalanmalar, risk iştahına bağlı olarak sert olabiliyor. Son düşüşün ardından teknik göstergeler, altının aşırı satım bölgesine yaklaştığını işaret ediyor. Bu da kısa vadede bir tepki alımı gelebileceğini gösteriyor. Ancak orta vadede yön, makroekonomik verilere ve merkez bankalarının politikalarına bağlı olacak.
Altın fiyatlarında son durum ve uzman görüşleri
Gram altın, yurt içi piyasada 6 bin 518 TL seviyesinden işlem görüyor. Kapalıçarşı'da ise alım-satım fiyatları arasındaki makas, döviz kuru ve ons altın fiyatlarına bağlı olarak değişiyor. Ons altın ise uluslararası piyasalarda 4 bin 137 dolar seviyesinde. Altının ons fiyatı, dolar endeksi ve ABD tahvil getirileri ile ters yönlü bir ilişki içinde. Dolar endeksi yükseldikçe altın genellikle değer kaybediyor; tahvil getirileri arttıkça da altına olan talep düşüyor.
Saxo Bank'ın değerlendirmesine göre, altın yatırımcıları 1 Ekim'de açıklanacak verilere odaklanmalı. Ole Hansen, yükselen tahvil getirileri ve güçlenen doların baskıyı artırdığını belirtirken, bu baskının ne kadar süreceğinin belirsiz olduğunu ifade ediyor. Piyasada bazı analistler, altının kısa vadede 4 bin doların altına inebileceğini öngörürken, bazıları ise mevcut seviyelerin alım fırsatı olduğunu savunuyor.
Altın fiyatlarındaki düşüş, sadece yatırımcıları değil, kuyumcuları ve altın ithalatçılarını da etkiliyor. Türkiye'de altın, tasarruf aracı olarak yoğun ilgi görüyor. Fiyatlardaki düşüş, fiziki altına talebi artırabilir. Ancak döviz kurlarındaki hareketlilik, gram altın fiyatını doğrudan etkiliyor. Dolar/TL kurundaki yükseliş, ons altındaki düşüşü telafi edebilir ve gram altının TL bazında daha az düşmesine neden olabilir.
Küresel piyasalarda altın, uzun vadede değerini koruyan bir varlık olarak biliniyor. Ancak kısa vadeli dalgalanmalar yatırımcılar için risk oluşturuyor. Uzmanlar, altın alım-satım kararlarında aceleci olunmaması gerektiğini vurguluyor. Özellikle 1 Ekim gibi önemli veri açıklamalarının olduğu günlerde, piyasalarda volatilite artabilir. Yatırımcıların stop-loss emirleriyle risklerini yönetmeleri öneriliyor.
Sonuç olarak, altın fiyatlarındaki düşüşün devam edip etmeyeceği, büyük ölçüde küresel ekonomik verilere ve merkez bankalarının politikalarına bağlı. Saxo Bank'ın 1 Ekim uyarısı, yatırımcılar için kritik bir tarih. Altın, güvenli liman özelliğini korusa da, faiz ve dolar dinamikleri kısa vadede belirleyici olmaya devam edecek. Yatırımcıların, hem teknik hem de temel analizleri bir arada değerlendirerek hareket etmesi, bu dönemde daha sağlıklı olacaktır.