Altın fiyatları, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) Ekim ayında faiz artırma olasılığının son açıklanan zayıf ekonomik verilerle birlikte belirgin şekilde düşmesiyle Pazartesi günü yükseliş kaydetti. Sarı metal, yatırımcıların Fed'in sıkılaştırma döngüsünde duraklama sinyali almasıyla güvenli liman talebi gördü. Analistler, faiz artışı beklentilerinin azalmasının altının alternatif maliyetini düşürerek fiyatları desteklediğini belirtiyor.
Zayıf Veriler Fed'in Faiz Artırım İhtimalini Azalttı
Geçtiğimiz hafta açıklanan istihdam ve enflasyon verileri, ABD ekonomisinde yavaşlama işaretleri verdi. Tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında kalması ve ücret artışlarının ılımlı seyretmesi, Fed'in Ekim toplantısında faiz artırımına gitme olasılığını azalttı. CME Group'un FedWatch aracına göre, vadeli işlem piyasalarında Ekim ayında faiz artırımı olasılığı %15'in altına geriledi. Bu oran, bir hafta önce %30 seviyelerindeydi. Düşüş, altın fiyatlarının ons başına 1.920 dolar seviyesinden 1.945 dolara kadar yükselmesine zemin hazırladı.
Altın, faiz artışlarının olmadığı veya yavaşladığı ortamlarda daha cazip hale geliyor çünkü tahvil gibi faiz getirili varlıklara kıyasla fırsat maliyeti düşüyor. Fed'in şahin duruşundan yumuşak bir tona geçiş sinyali, dolar endeksinin de gerilemesine neden oldu. Doların zayıflaması, dolar cinsinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha uygun hale getiriyor.
Piyasa Katılımcıları Fed'in Sonraki Adımlarını İzliyor
Yatırımcılar şimdi Fed Başkanı Jerome Powell'ın önümüzdeki günlerde yapacağı açıklamalara odaklanmış durumda. Powell'ın enflasyonla mücadelede kararlı olduğunu ancak ekonomik verileri de dikkate alacaklarını belirtmesi bekleniyor. Analistler, Fed'in faiz kararını verirken hem enflasyon hem de istihdam verilerini dengeleyeceğini vurguluyor. Öte yandan, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve diğer merkez bankalarının para politikaları da altın fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ediyor. ECB'nin faiz artırım döngüsünün sonuna yaklaştığı yönündeki beklentiler, euro cinsinden altın fiyatlarını destekliyor.
Altın talebinin fiziki tarafta da güçlü olduğu görülüyor. Çin ve Hindistan'daki düğün sezonu alımları ve merkez bankalarının rezerv çeşitlendirmesi amacıyla altın alımlarını sürdürmesi, fiyatlara uzun vadeli destek sağlıyor. Dünya Altın Konseyi'nin son raporuna göre, merkez bankaları bu yılın ilk yarısında 387 ton altın alımı gerçekleştirdi; bu, 2000'li yıllardan bu yana en yüksek seviye.
Uzman Görüşleri ve Gelecek Beklentileri
Commerzbank analisti Carsten Fritsch, "Fed'in faiz artırım döngüsünün sonuna yaklaştığına dair artan kanıtlar altını destekliyor. Ancak enflasyonun hala hedefin üzerinde seyretmesi, Fed'in temkinli olmasına neden olabilir" dedi. Fritsch, altının kısa vadede 1.900-1.980 dolar aralığında dalgalanmasını bekliyor. Saxo Bank emtia stratejisti Ole Hansen ise, "Altın için en büyük risk, Fed'in beklenmedik bir şekilde şahinleşmesi. Ancak şu anki veri akışı bunu desteklemiyor" ifadelerini kullandı.
Teknik analiz açısından, altının ons fiyatı 1.950 dolar direncini aşması halinde 2.000 dolar psikolojik seviyesine doğru yükselebileceği belirtiliyor. Aşağı yönlü hareketlerde ise 1.900 dolar güçlü destek konumunda. Yatırımcılar, Fed'in Ekim toplantısı öncesinde açıklanacak olan perakende satışlar ve sanayi üretimi verilerini yakından takip edecek. Bu veriler, Fed'in faiz kararında belirleyici olabilir.
Özetle, altın piyasası Fed'in para politikasındaki belirsizlikten besleniyor. Faiz artışı beklentilerinin zayıflaması, sarı metali kısa vadede desteklerken, jeopolitik riskler ve merkez bankası alımları uzun vadeli görünümü güçlendiriyor. Yatırımcılar için altın, portföy çeşitlendirmesi ve enflasyona karşı korunma aracı olarak önemini koruyor.