Altın fiyatları, ABD dolarının diğer para birimleri karşısında değer kaybetmesiyle haftanın ilk işlem gününde yükselişini sürdürdü. Uluslararası piyasalarda ons altın, 2.400 dolar seviyesinin üzerine çıkarak son bir ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Dolar endeksinin (DXY) 104 seviyesinin altına gerilemesi, altın talebini artırdı. Yurt içinde ise gram altın, dolar/TL kurundaki hareketlilikle birlikte 2.500 TL'yi aşarak rekor tazeledi.
Fed'in Faiz İndirimi Beklentileri Güçleniyor
Altındaki yükselişin arkasında, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yılın ikinci yarısında faiz indirimine gideceğine yönelik artan beklentiler yatıyor. Son açıklanan istihdam verilerinin beklentinin altında kalması ve enflasyonda yavaşlama sinyalleri, piyasalarda Fed'in eylül ayında faiz indirebileceği ihtimalini güçlendirdi. Faiz indirimi beklentisi, getirisi olmayan altına olan talebi artırırken, doların da değer kaybetmesine yol açıyor. CME FedWatch verilerine göre, eylül ayında faiz indirimi olasılığı %70'in üzerine çıkmış durumda.
Öte yandan, jeopolitik riskler de altının güvenli liman cazibesini koruyor. Orta Doğu'daki gerilim, Rusya-Ukrayna savaşının devam eden etkileri ve küresel ticaret savaşlarına dair endişeler, yatırımcıların altına yönelmesinde etkili oluyor. Analistler, altının kısa vadede 2.450 dolar seviyesini test edebileceğini öngörüyor.
Jeopolitik Riskler ve Merkez Bankası Alımları
Altın fiyatlarını destekleyen bir diğer önemli faktör ise merkez bankalarının altın alımları. Dünya Altın Konseyi'nin son raporuna göre, merkez bankaları 2024'ün ilk çeyreğinde 290 ton altın alımı gerçekleştirdi. Bu, son yılların en yüksek ilk çeyrek alımı olarak kayıtlara geçti. Çin, Hindistan, Türkiye ve Polonya gibi ülkelerin merkez bankaları, rezerv çeşitlendirmesi kapsamında altın alımlarını sürdürüyor. Uzmanlar, merkez bankalarının alımlarının altın fiyatlarına uzun vadeli destek sağladığını belirtiyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da altın rezervlerini artırmaya devam ediyor. Son verilere göre, TCMB'nin altın rezervleri 2024 yılında 20 ton artışla 570 ton seviyesine yaklaştı. Bu alımlar, hem TL'nin değerini koruma hem de jeopolitik risklere karşı sigorta amacı taşıyor.
Yurt İçi Piyasalarda Altın Talebi Yüksek
Yurt içinde altın fiyatları, dolar/TL kurundaki yükseliş ve enflasyonist baskılarla birlikte rekor seviyelerde seyrediyor. Kapalıçarşı'da gram altın 2.500 TL'yi aşarken, çeyrek altın 4.100 TL'ye, cumhuriyet altını ise 16.800 TL'ye yükseldi. Vatandaşların tasarruflarını enflasyona karşı koruma amacıyla altına yönelmesi, fiziki talebi artırıyor. Kuyumcular, özellikle düğün sezonunun başlamasıyla birlikte altın satışlarında hareketlilik olduğunu belirtiyor.
Uzmanlar, yatırımcılara altın alırken dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Altın fiyatlarının kısa vadede dalgalanabileceğini, ancak uzun vadede değerini koruma potansiyelinin yüksek olduğunu vurguluyorlar. Yatırım tavsiyesi olmamakla birlikte, portföy çeşitlendirmesi kapsamında altına %10-15 arasında yer verilmesi öneriliyor.
Altın mı, Dolar mı, Borsa mı?
Küresel piyasalarda altın, dolar ve borsa arasındaki ilişki yatırımcıların karar vermesinde önemli bir rol oynuyor. Doların zayıfladığı dönemlerde altın genellikle yükselirken, borsalar da olumlu etkilenebiliyor. Ancak son dönemde altın ve borsa arasındaki korelasyonun arttığı görülüyor. Bu, yatırımcıların hem güvenli liman hem de riskli varlıklara aynı anda ilgi gösterdiğini işaret ediyor.
Altının ons fiyatındaki yükselişin sürmesi durumunda, yurt içi gram altın fiyatının da yeni rekorlar kırması bekleniyor. Ancak dolar/TL kurundaki olası bir düşüş veya Fed'in faiz indirimini ertelemesi, altın fiyatlarında düzeltme getirebilir. Yatırımcıların, hem küresel hem de yerel gelişmeleri yakından takip etmesi gerekiyor.