Boğaziçi Üniversitesi'nde Nurettin Yıldız'ın katılacağı konferansı protesto eden 15 öğrenci hakkında açılan davanın ilk duruşması İstanbul'da görüldü. Öğrenciler, 6 yaşındaki çocukların evlendirilebileceğine dair ifadeleri nedeniyle tepki gösterdikleri konferansı engelledikleri iddiasıyla yargılanıyor. Duruşmada savcı, öğrencilerin 'toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet' ve 'kamu malına zarar' suçlamalarıyla cezalandırılmasını talep etti. Öğrenciler ise suçlamaları kabul etmeyerek, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu savundu.
Protestonun Arka Planı
Olay, 2023 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen ve Nurettin Yıldız'ın konuşmacı olarak katıldığı bir konferans sırasında yaşandı. Yıldız, daha önce yaptığı açıklamalarda 6 yaşındaki kız çocuklarının evlendirilebileceğini öne sürmüş, bu sözler kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Üniversite öğrencileri, konferansın yapıldığı sırada binaya girerek konferansı durdurmaya çalıştı. Polis müdahalesiyle sona eren eylemde 15 öğrenci gözaltına alındı. Olayın ardından öğrenciler hakkında dava açıldı.
Davanın ilk duruşması, İstanbul Adliyesi'nde yoğun katılım altında gerçekleşti. Öğrencilerin aileleri, arkadaşları ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri duruşmayı izledi. Duruşma çıkışında açıklama yapan öğrenciler, "Çocuk yaşta evliliğe karşı çıkmak suç değildir. Bizler sadece geleceğimizi korumak için oradaydık" dedi.
Davanın Hukuki Boyutu
Dava, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve toplanma hakkı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Öğrenci avukatları, eylemin Anayasa'nın 34. maddesiyle güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı kapsamında olduğunu belirterek beraat talep etti. Savcılık ise öğrencilerin konferansı basarak eğitim hakkını engellediğini ve kamu düzenini bozduğunu öne sürdü.
Hukukçular, davanın seyrinin Türkiye'deki protesto kültürü ve ifade özgürlüğü açısından emsal teşkil edebileceğini söylüyor. Boğaziçi Üniversitesi'nde son yıllarda artan protestolar ve idari atamalar, üniversitenin gündemini sıkça meşgul ediyor. Bu dava, öğrencilerin eylemlerinin sınırlarını ve devletin müdahale yetkisini sorguluyor.
Toplumsal Tepkiler ve Destek Kampanyaları
Dava, sosyal medyada geniş yankı buldu. #ÇocukEvliliğineHayır ve #BoğaziçiDireniyor etiketleriyle birçok kullanıcı öğrencilere destek verdi. Bazı sivil toplum kuruluşları, davanın düşürülmesi için imza kampanyası başlattı. Öte yandan, konferansı düzenleyen kurumdan yapılan açıklamada, "Konferansımız bilimsel bir etkinlikti, protestocular tarafından sabote edildi" denildi.
Nurettin Yıldız ise konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapmadı. Ancak daha önceki konuşmalarında, çocuk evliliğiyle ilgili sözlerinin bağlamından koparıldığını savunmuştu. Yıldız, "Ben İslam hukukuna göre konuşuyorum, bu bir öneri değil, bir tespittir" ifadelerini kullanmıştı.
Duruşma Sonrası Gelişmeler
Mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Öğrencilerin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verildi. Dava sürecinde öğrencilere çeşitli üniversitelerden akademisyenler ve öğrenci toplulukları destek mesajları gönderdi. Boğaziçi Üniversitesi yönetimi ise konuyla ilgili açıklama yapmaktan kaçındı.
Türkiye'de çocuk yaşta evlilik, yasal olarak 18 yaş altı evliliklere izin verilmemesine rağmen, bazı bölgelerde gayriresmi dini nikahlarla sürüyor. Kadın hakları örgütleri, bu tür evliliklerin kız çocuklarının eğitimini ve sağlığını olumsuz etkilediğini vurguluyor. Protestocuların tepkisi, bu hassasiyetin bir yansıması olarak görülüyor.
Davanın sonucu, benzer eylemlerde bulunan öğrenciler için caydırıcı mı yoksa teşvik edici mi olacağı merak konusu. Hukuk uzmanları, mahkemenin vereceği kararın ifade özgürlüğü standartlarını belirleyeceğini belirtiyor. Öğrenciler, haklarını sonuna kadar savunacaklarını ve mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini söylüyor.