Albayrak Grubu’nun liman işletmeciliği markası Alport, İskenderun Gübretaş Limanı’nın işletme hakkını 35 yıllığına devralmak üzere Gübretaş ile sözleşme imzaladı. Toplam 190 milyon dolar tutarındaki yatırımla hayata geçirilecek anlaşma, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki lojistik kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. İmza töreni, 10 Ocak 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleşti.
Limanın Stratejik Önemi ve Yatırım Detayları
İskenderun Limanı, Türkiye’nin en büyük sanayi bölgelerinden biri olan İskenderun Körfezi’nde konumlanıyor. 190 milyon dolarlık yatırımın, limanın altyapısının modernizasyonu, kapasite artırımı ve dijital dönüşüm projelerinde kullanılacağı açıklandı. Alport’un mevcut liman ağına İskenderun’u eklemesiyle birlikte şirket, Afrika’da Mogadişu’dan Conakry’ye, Banjul’dan Pointe-Noire, Bata ve Malabo’ya uzanan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteriyor. Bu hamle, Alport’un uluslararası ölçekteki etkinliğini artırırken, Türkiye’nin transit ticaret hacmine de katkı sağlayacak.
Alport Yönetim Kurulu Başkanı, törende yaptığı konuşmada, “İskenderun Limanı’nı bölgesel bir lojistik üs haline getireceğiz. 35 yıllık işletme hakkıyla uzun vadeli planlarımızı hayata geçireceğiz. Bu yatırım, hem istihdam hem de ticaret açısından bölgeye değer katacak” dedi. Gübretaş tarafından yapılan açıklamada ise işletme hakkı devrinin şirketin ana faaliyet alanına odaklanmasını sağlayacağı belirtildi.
Alport’un Küresel Liman Ağı ve Türkiye’deki Hedefleri
Alport, Afrika kıtasında Somali’nin başkenti Mogadişu’dan Gine’nin Conakry kentine, Gambiya’nın Banjul limanından Kongo’nun Pointe-Noire, Ekvator Ginesi’nin Bata ve Malabo limanlarına kadar uzanan bir işletme portföyüne sahip. Şirketin bu geniş ağı, küresel tedarik zincirinde önemli bir oyuncu olma iddiasını ortaya koyuyor. İskenderun Limanı’nın devralınmasıyla Alport, Doğu Akdeniz ile Afrika arasındaki ticaret koridorunda kilit bir rol üstlenecek.
Türkiye’nin liman işletmeciliğinde özel sektör yatırımları son yıllarda artış gösteriyor. İskenderun Limanı, özellikle demir-çelik, gübre ve konteyner taşımacılığında bölgenin can damarı konumunda. Yatırımla birlikte limanın yıllık yük elleçleme kapasitesinin %40 artırılması planlanıyor. Ayrıca, limana bağlı lojistik köy ve serbest bölge entegrasyonu gibi projeler de gündemde.
Ekonomik Yansımalar ve Bölgesel Kalkınma
İskenderun Limanı’nın Alport tarafından işletilmesi, bölge ekonomisi için çarpan etkisi yaratacak. Limanın modernizasyonu ile birlikte daha büyük tonajlı gemilerin yanaşabileceği, böylece transit sürelerinin kısalacağı ve maliyetlerin düşeceği öngörülüyor. Bu durum, ihracatçılar için rekabet avantajı sağlayacak. Öte yandan, limanın Afrika ile bağlantılı ticaret hatlarında etkin kullanımı, Türkiye’nin kıta ile olan ticaret hacmini artırabilir.
Uzmanlar, 35 yıllık işletme süresinin uzun vadeli yatırım planlaması için elverişli olduğunu vurguluyor. Alport’un deneyimi ve küresel ağı, İskenderun Limanı’nın uluslararası bir aktarma merkezi olma potansiyelini güçlendiriyor. Ancak, bölgedeki jeopolitik riskler ve küresel ticaret savaşları gibi faktörler, yatırımın getirisini etkileyebilir. Yine de sözleşmenin uzun süreli olması, belirsizliklere karşı bir tampon işlevi görecek.
Alport’un bu yatırımı, Türkiye’nin 2023 vizyonu kapsamında belirlenen lojistik üs olma hedefiyle uyumlu. İskenderun’un yanı sıra Mersin, İzmir gibi liman kentlerinde de benzer özelleştirmelerin gündeme gelebileceği konuşuluyor. Hükümet yetkilileri, özel sektör eliyle liman altyapısının güçlendirilmesinin cari açığın azaltılmasına katkı sağlayacağını belirtiyor.
Sonuç olarak, Alport’un İskenderun Limanı’nı devralması, hem şirketin küresel stratejisi hem de Türkiye’nin ekonomik hedefleri açısından kritik bir adım. 190 milyon dolarlık yatırım, sadece bir limanın yenilenmesi değil, aynı zamanda bölgesel ticaretin yeniden şekillenmesi anlamına geliyor. Önümüzdeki dönemde, limanın performansı ve yarattığı katma değer, benzer projeler için referans olacak.