Ankara'da 2020 yılında hayatını kaybeden ve kamuoyunda Aleyna Çakır olarak tanınan Sema Esen'in ölümüne ilişkin davada mahkeme, sanık Ümitcan Uygun hakkında verdiği 4 yıl hapis cezasının gerekçeli kararını açıkladı. Kararda, Uygun'un Esen'de intihar düşüncesi oluşturduğu ve bu düşünceyi güçlendirerek intiharına neden olduğu belirtildi. Ancak mahkeme, sanığın "eziyet etme" suçundan beraat ettiğine hükmetti.
Olayın Geçmişi ve Dava Süreci
Sema Esen, 2020 yılında Ankara'da bir apartmanın giriş katındaki dairesinde ölü bulunmuştu. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Esen'in erkek arkadaşı Ümitcan Uygun gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. Savcılık, Uygun hakkında "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle dava açmıştı. Ancak yargılama sürecinde toplanan deliller ve bilirkişi raporları, Esen'in intihar ettiği yönünde kanaat oluşturdu. Mahkeme, Uygun'u "intihara yönlendirme" suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırdı. Karar, temyiz edilmiş ve dosya Yargıtay'a gitmişti. Yargıtay, yerel mahkemenin kararını usul ve esas yönünden inceleyerek onadı. Böylece Uygun'a verilen 4 yıl hapis cezası kesinleşti.
Gerekçeli Kararın Detayları
Mahkemenin gerekçeli kararında, Ümitcan Uygun'un Sema Esen'e yönelik sistematik baskı ve şiddet uyguladığı, bu durumun Esen'de ruhsal çöküntüye yol açtığı vurgulandı. Kararda, "Sanığın mağdura yönelik sürekli aşağılayıcı sözler sarf ettiği, onu tehdit ettiği ve psikolojik baskı altına aldığı, bu eylemlerin mağdurun iradesini zayıflatarak intihar kararını güçlendirdiği anlaşılmıştır" ifadelerine yer verildi. Mahkeme, Uygun'un eylemlerinin "intihara yönlendirme" suçunun unsurlarını oluşturduğunu belirtti. Ancak mahkeme, sanığın "eziyet etme" suçundan beraat etmesine karar verdi. Kararda, eziyet suçunun oluşması için eylemlerin belirli bir süreklilik ve yoğunlukta olması gerektiği, somut olayda bu koşulların oluşmadığı ifade edildi. Hukukçular, eziyet suçunun TCK'nın 96. maddesinde düzenlendiğini ve failin mağdura karşı insan onuruyla bağdaşmayan muamelede bulunması halinde cezalandırıldığını hatırlatıyor. Mahkeme, Uygun'un eylemlerini "intihara yönlendirme" kapsamında değerlendirerek 4 yıl hapis cezası verdi.
Kamuoyu ve Hukuki Değerlendirmeler
Karar, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Kadın hakları savunucuları, kararın kadına yönelik şiddet ve psikolojik baskı konusunda yeterli caydırıcılığı sağlamadığını savundu. Bazı hukukçular ise mahkemenin "intihara yönlendirme" suçundan verdiği cezanın emsal teşkil ettiğini belirterek, benzer olaylarda faillerin cezalandırılması açısından önemli olduğunu ifade etti. Sema Esen'in ailesi, kararın ardından adaletin tam anlamıyla yerini bulmadığını dile getirerek, "eziyet" suçundan beraat kararına itiraz edeceklerini açıkladı. Dava, Türkiye'de kadın cinayetleri ve intihara sürüklenme vakalarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, psikolojik şiddetin de en az fiziksel şiddet kadar ağır sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Mevcut yasal düzenlemelerde "eziyet" suçunun kapsamının genişletilmesi gerektiği yönünde görüşler bulunuyor. Öte yandan, Ümitcan Uygun'un cezaevinde geçireceği süre ve infaz koşulları da merak konusu. Uygun, 4 yıl hapis cezasını çektikten sonra tahliye edilecek. Ancak kamuoyunda, cezanın yetersiz olduğu yönünde eleştiriler sürüyor. Aleyna Çakır davası, Türkiye'de kadınların maruz kaldığı psikolojik ve fiziksel şiddetin hukuki boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Mahkemenin "eziyet" suçundan beraat kararı, benzer davalarda nasıl bir etki yaratacağı ise önümüzdeki günlerde netleşecek.