Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi, kamuoyunda Aleyna Çakır olarak bilinen Sema Esen'in şüpheli ölümüne ilişkin davada gerekçeli kararını tamamladı. Kararda, sanık Ümitcan Uygun'un genç kıza yönelik sistematik şiddeti ve olay gecesi Sema Esen'in gönderdiği mesajlar delil olarak sıralandı. Mahkeme, Esen'in ölümünün intihar değil, faili tarafından itilerek pencereden düşürülmesi sonucu gerçekleştiğine hükmetti.
Olay Gecesi Mesajlar ve Sistematik Şiddet
Gerekçeli kararda, Sema Esen'in ölüm gecesi Ümitcan Uygun'a gönderdiği mesajlar tek tek sıralandı. Esen'in "Beni öldürmekle tehdit ediyor", "Kapıyı kilitledi, beni bırakmıyor" gibi ifadeler içeren mesajları, genç kızın yaşadığı korku ve çaresizliği ortaya koydu. Ayrıca, Uygun'un Esen'e uyguladığı fiziksel ve psikolojik şiddet, tanık beyanları ve hastane raporlarıyla da doğrulandı. Mahkeme, sanığın savunmasının aksine, Esen'in ölümünden önceki süreçte yoğun bir baskı altında olduğunu vurguladı.
Kararda, Ümitcan Uygun'un geçmişte de benzer suçlardan yargılandığı ve hakkında verilen uzaklaştırma kararlarına rağmen Esen'i taciz etmeye devam ettiği belirtildi. Mahkeme, olay gecesi taraflar arasında yaşanan tartışmanın ardından Uygun'un Esen'i pencereden ittiğini, ardından da olay yerinden kaçtığını tespit etti. Bu tespitte, Esen'in tırnak aralarında bulunan deri parçaları ve Uygun'un kolundaki tırmık izleri de etkili oldu.
Davanın Seyri ve Toplumsal Yansımaları
Sema Esen'in 2020 yılında Ankara'da bir apartmanın altıncı katından düşerek hayatını kaybetmesiyle başlayan süreç, Türkiye'de kadına yönelik şiddetin simge davalarından biri haline geldi. Dava boyunca sanık Ümitcan Uygun'un tutumları ve sosyal medyada yarattığı algı, kamuoyunda infial oluşturdu. Mahkeme, son duruşmada Uygun'u "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Gerekçeli kararda, sanığın savunmasında gerçeği yansıtmayan ifadeler kullandığı ve pişmanlık göstermediği ifade edildi.
Karar, kadın hakları savunucuları tarafından olumlu karşılandı. Avukatlar, gerekçeli kararın benzer davalara emsal teşkil edeceğini belirterek, mesajların delil olarak kabul edilmesinin önemine dikkat çekti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ise konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapmadı. Öte yandan, Ümitcan Uygun'un avukatları kararı temyiz edeceklerini duyurdu.
Bağımsız Değerlendirme
Aleyna Çakır davasında açıklanan gerekçeli karar, yalnızca bir cinayet davasının sonucu değil, aynı zamanda Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadelede yargısal bir dönüm noktası olarak okunmalı. Olay gecesi gönderilen mesajların delil kabul edilmesi, dijital iletişimin hukuki süreçlerdeki ağırlığını artırıyor. Ancak, benzer olayların önlenmesi için yalnızca cezai yaptırımlar yeterli değil; koruma tedbirlerinin etkin uygulanması ve toplumsal farkındalığın artırılması şart. Bu dava, kadınların yaşam hakkını savunmanın hukuk devletinin temel görevi olduğunu bir kez daha gösteriyor.