Eski milletvekilleri, akademisyenler, yazarlar ve sanatçıların aralarında bulunduğu 50'den fazla Alevi aydın, Abdullah Öcalan'ın çağrılarına ve PKK ile kurulmak istenen ittifaka tepki gösteren ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride, Alevi toplumunun demokrasi ve barış mücadelesinin yanında olduğu ancak Öcalan'ın ve PKK'nın 'kanlı ittifak' girişimlerinin kabul edilemeyeceği ifade edildi. Aydınlar, Alevilerin tarih boyunca zalimlere karşı direnişini sürdüreceğini vurguladı.
Bildirinin içeriği: 'Alevilik asla bir siyasi projenin parçası olamaz'
İmzacılar, bildiri metninde özellikle son dönemde PKK ve YPG gibi yapıların Alevi toplumunu kendi siyasi hedefleri doğrultusunda kullanma girişimlerine dikkat çekti. Açıklamada, 'Alevi toplumu, inanç ve kültürünü korumak için verdiği mücadelede bağımsız ve onurlu bir duruş sergilemiştir. Hiçbir silahlı örgütün, hiçbir kanlı ittifakın parçası olmamıştır, olmayacaktır' ifadelerine yer verildi. Aydınlar, Alevilik inancının barış, eşitlik ve hoşgörü temellerine dayandığını hatırlatarak, şiddet içeren her türlü eylemi kınadıklarını belirtti.
Bildiride ayrıca, Türkiye'de yaşanan toplumsal kutuplaşmanın Aleviler üzerinden derinleştirilmeye çalışıldığı vurgulandı. Özellikle son seçim dönemlerinde ve siyasi krizlerde Alevi yurttaşların hedef gösterildiği, bunun kabul edilemez olduğu dile getirildi. İmzacılar, devletin tüm vatandaşlarına eşit davranması gerektiğinin altını çizdi.
İmzacılar: 'Toplumsal barışı Öcalan değil, demokrasi kazandırır'
İmzacılar arasında yer alan eski milletvekili, gazeteci ve yazarlar, verdikleri röportajlarda İmralı sürecine dair duyarlılıklarını ortaya koydu. Bir eski vekil, 'Öcalan'ın çağrıları, çözüm süreci kılıfı altında toplumu yeniden germekten başka bir işe yaramaz. Alevi toplumu bu oyuna gelmeyecektir' ifadesini kullandı. Bir akademisyen ise 'Türkiye'de Kürt sorunu varsa bu sorunun çözümü demokratik yollarla, meclis çatısı altında ve şiddete başvurmadan aranmalıdır. Aksi takdirde atılacak adımlar, ülkeyi daha da kaosa sürükler' şeklinde konuştu.
Sanatçılar da benzer mesajlar verdi. Bir türkücü, 'Alevilik bir nefes, bir aşktır. Bu aşkı kirleten hiçbir oluşumla yan yana gelmeyiz' diyerek bildiriye verdiği desteği ifade etti. Yazarlar ise kaleme aldıkları yazılarda Alevilerin tarihsel olarak ezilenlerden yana olduğunu, ancak bu duruşun silahlı mücadeleyi asla içermediğini savundu.
Bağlam: Alevi toplumu ve siyasi süreçler
Bu açıklama, Türkiye'de son yıllarda yaşanan siyasi gelişmeler ışığında önemli bir çıkış olarak değerlendiriliyor. Özellikle 2023 genel seçimleri öncesinde ve sonrasında Alevi toplumunun bazı çevrelerce yönlendirilmeye çalışıldığı, bunun da toplumsal kutuplaşmayı artırdığı gözlemleniyor. Aydınların bu çıkışı, Alevi toplumunun büyük bir kesiminin temsilcileri tarafından olumlu karşılanırken, bazı kesimler tarafından ise tartışmalara neden oldu.
Uzmanlara göre, bu bildiri yalnızca Öcalan ve PKK'ya değil, aynı zamanda Alevi toplumunu kendi siyasi ajandaları için kullanan her türlü yapıya yönelik bir uyarı niteliği taşıyor. Alevi toplumunun tarihsel süreçte karşılaştığı baskılar ve ayrımcılık, bu tür girişimlere karşı daha duyarlı olmasına neden oluyor. Ancak aydınlar, bu duyarlılığın siyasi istismara açık olmadığını ortaya koyuyor.
Türkiye'de Alevi yurttaşların inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık mücadelesi devam ederken, bu tür açıklamaların toplumsal barışa katkı sağlaması bekleniyor. Aydınların çağrısı, siyasi partilere ve devlet kurumlarına da önemli bir mesaj içeriyor: Aleviler gazı değil, hakkaniyet isterler; ayrımcılığa son verilmesini ve katılımcı demokrasinin güçlendirilmesini talep ederler.