İzmir'in Foça ilçesinde, CHP'den istifa ederek AKP'ye geçen Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı'ya yönelik halk tepkisi sürüyor. Geçtiğimiz hafta düzenlenen plaj voleybolu turnuvasında bir grup vatandaş, Fıçı'yı protesto etti. Olayda, başkanın konuşma yapmak üzere kürsüye çıktığı sırada kalabalıktan yükselen tepki sesleri dikkat çekti. Protestocular, Fıçı'ya kırmızı kart göstererek siyasi tercihini eleştirdi.
Plaj voleybolu turnuvasında protesto
Foça Belediyesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen plaj voleybolu turnuvası, ilçede geleneksel hale gelen etkinliklerden biri. Ancak bu yılki turnuva, spor müsabakalarının ötesinde siyasi bir mesaj sahnesine dönüştü. Edinilen bilgilere göre, turnuvanın final maçı öncesinde sahneye çıkan Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, açılış konuşması yapmak istedi. Konuşmanın henüz başında tribünlerden "Kırmızı kart" ve "Yeter artık" sloganları yükseldi. Bazı vatandaşlar ise yanlarında getirdikleri kırmızı kartları havaya kaldırarak Fıçı'yı istifaya davet etti.
Protesto, turnuvaya katılan sporcular ve izleyiciler arasında kısa süreli gerginlik yarattı. Olay yerinde bulunan güvenlik güçleri, herhangi bir çatışma çıkmaması için önlem aldı. Fıçı ise konuşmasını tamamlayamadan sahneden ayrılmak zorunda kaldı. Görgü tanıkları, protestocuların tamamen sivil ve barışçıl olduğunu, herhangi bir taşkınlık yaşanmadığını belirtti.
CHP'den AKP'ye geçiş süreci
Saniye Bora Fıçı, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP'nin Foça Belediye Başkanı adayı olarak seçilmişti. Ancak göreve başladıktan kısa bir süre sonra, 2025 yılının başlarında partisinden istifa ederek AKP'ye katıldı. Bu karar, Foça'da geniş yankı uyandırdı. CHP yönetimi, Fıçı'nın istifasını "siyasi ahlakla bağdaşmayan bir davranış" olarak nitelendirdi. AKP cephesi ise kararı "demokratik bir tercih" olarak savundu.
Fıçı'nın geçişi sonrası Foça Belediye Meclisi'nde dengeler değişti. CHP'li meclis üyeleri, başkanın artık kendi partilerinin temsilcisi olmadığını belirterek, belediye yönetiminde yaşanan karar alma süreçlerini eleştirdi. Yerel siyaset uzmanları, bu tür partisyon değişikliklerinin seçmen nezdinde ciddi bir güven kaybına yol açtığını vurguluyor.
Vatandaş tepkisinin nedenleri
Foça halkı, seçim öncesi vaatlerin yerine getirilmediğini ve başkanın partisini değiştirmesinin ardından ilçeye yeterli hizmetin sunulmadığını dile getiriyor. Plaj voleybolu turnuvasındaki protestoya katılan bazı vatandaşlar, "Biz oyumuzu CHP'ye verdik, AKP'ye değil. Seçimden sonra partisini değiştiren bir başkan bizi temsil edemez" ifadelerini kullandı. Bir diğer grup ise, belediyenin son dönemdeki projelerinin şeffaf olmadığını ve halkın karar süreçlerine dahil edilmediğini belirtti.
Öte yandan, Fıçı'ya destek veren sınırlı sayıda kişi de bulunuyor. Bu kişiler, başkanın ilçeye yaptığı hizmetlere dikkat çekerek, siyasi tercihin kişisel bir hak olduğunu savunuyor. Ancak genel kanaat, tepkinin çoğunlukta olduğu yönünde.
Yerel siyasette yankıları
Foça'daki bu olay, Türkiye genelinde partisyon değiştiren belediye başkanlarına yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi. Son yıllarda birçok belediye başkanı, seçildikleri partiden istifa ederek farklı partilere geçti. Bu durum, seçmen iradesinin nasıl yansıtıldığı sorusunu gündeme getiriyor. Siyaset bilimciler, yerel yönetimlerde partisyon değişikliklerinin seçmenle temsilci arasındaki bağı zayıflattığını belirtiyor.
CHP İzmir İl Başkanlığı, Foça'daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve gerekirse hukuki yollara başvuracaklarını açıklamıştı. AKP İzmir İl Başkanlığı ise yaptığı yazılı açıklamada, "Sayın Başkan'ın kararı kendi iradesidir, saygı duyulmalıdır" ifadelerine yer verdi. Ancak kamuoyu araştırmaları, Foça'da AKP'nin oy oranının son seçimlere göre düşüş eğiliminde olduğunu gösteriyor.
Bağlam ve değerlendirme
Foça'da yaşananlar, Türkiye'de yerel siyasetin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Seçmen, sandıkta verdiği mesajın partisyon değişiklikleriyle yok sayılmasını kabul etmiyor. Plaj voleybolu turnuvasında gösterilen kırmızı kartlar, aslında sadece bir başkana değil, genel olarak siyasette yaşanan savrulmaya yönelik bir tepkinin simgesi haline geldi. Önümüzdeki dönemde benzer olayların yaşanmaması için siyasi partilerin ve yerel yönetimlerin seçmenle daha güçlü bir iletişim kurması gerekiyor. Aksi halde, sandıkta başlayan hayal kırıklığı, sokakta ve meydanlarda daha görünür hale gelebilir.