Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in tutuklanmasıyla sonuçlanan operasyon, AKP içinde beklenmedik bir tartışma başlattı. Cumhuriyet gazetesine konuşan bazı AKP milletvekilleri, CHP’li belediyelere yönelik adli operasyonların toplumda “siyasi operasyon” algısını güçlendirdiğini ve bu durumun sandıkta partiye fatura olarak döneceğini ifade etti. İsimlerinin gizli kalması koşuluyla konuşan vekiller, halkın bu operasyonlara inanmadığını ve tepkisini iktidar partisine yönelttiğini dile getirdi.
Kulislerde yükselen ses: “Algı yönetimi ters tepti”
AKP kulislerinde yapılan değerlendirmelerde, özellikle büyükşehir belediyelerine yönelik operasyonların seçim döneminde kullanıldığında halk nezdinde inandırıcılığını yitirdiği belirtiliyor. Bir milletvekili, “Her belediye başkanı tutuklandığında ‘siyasi operasyon’ deniyor. Artık gerçekten yolsuzluk olsa bile kimse inanmıyor. Fatura bize kesiliyor” ifadelerini kullandı. Aynı vekil, bu durumu “kendi elimizle oy kaybı yaratmak” olarak nitelendirdi.
CHP’den sert tepki: “Hukuk değil, intikam”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Güner’in tutuklanmasının ardından yaptığı açıklamada, operasyonu “hukuk kisvesi altında siyasi intikam” olarak tanımladı. Özel, “Belediyelerimize yönelik bu baskılar, millet iradesine saygısızlıktır. Sandıkta gereken cevabı vereceğiz” dedi. CHP’li belediyelere yönelik soruşturmaların arttığı son dönemde, partinin hukuk ekibi de süreci yakından takip ediyor.
Operasyonların seçim stratejisine etkisi
Siyaset bilimciler, belediye operasyonlarının iktidar partisi için çift yönlü bir risk taşıdığına dikkat çekiyor. Bir yandan yolsuzlukla mücadele söylemi güçlendirilirken, diğer yandan muhalefet tabanında mağduriyet algısı yaratıyor. Anadolu’da yapılan saha çalışmalarında, özellikle CHP’nin güçlü olduğu bölgelerde operasyonların “devlet baskısı” olarak yorumlandığı görülüyor. AKP’li vekillerin bu endişesi, parti içinde belediye operasyonlarının yeniden gözden geçirilmesi talebini gündeme getirdi.
Güner’in tutuklanmasının ardından Ankara’da siyasi tansiyon yükselirken, önümüzdeki günlerde benzer operasyonların devam edip etmeyeceği merak konusu. AKP kulislerindeki rahatsızlık, operasyonların siyasi faturasının parti yönetimi tarafından nasıl yönetileceği sorusunu da beraberinde getiriyor. Bir diğer milletvekili ise “Vatandaş, adaletin tesis edilmediğini görüyor. Bu gidişle sadece belediye başkanları değil, bizler de kaybederiz” uyarısında bulundu.
Konuya dair bağımsız değerlendirmeler, Türkiye’de adli süreçlerin siyasi polemik malzemesi haline gelmesinin uzun vadede demokratik kurumlara güveni zedelediğini ortaya koyuyor. Belediye operasyonlarının hukuki zeminde kalmak kaydıyla şeffaf bir şekilde yürütülmemesi halinde, toplumun adalet algısının daha da zarar göreceği belirtiliyor.