Ankara'da Çankaya Belediyesi'ne düzenlenen operasyon kapsamında tutuklanan Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, İçişleri Bakanlığı tarafından "suç örgütü kurma" suçu olasılığı gerekçe gösterilerek görevinden uzaklaştırıldı. Oysa Güner'e soruşturma sürecinde ne emniyette ne de savcılıkta suç örgütü üzerinden herhangi bir soru yöneltilmedi. Bu çelişki, hukuki sürecin şeffaflığı konusunda soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Soruşturma süreci ve gözaltı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Çankaya Belediyesi'nde ihale usulsüzlüğü ve görevi kötüye kullanma iddialarıyla başlatılan operasyonda Güner'in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Gözaltı sürecinde Güner'e yöneltilen suçlamalar arasında "ihaleye fesat karıştırma" ve "görevi kötüye kullanma" yer alırken, "suç örgütü kurma" veya "suç örgütüne üye olma" suçlamaları yer almadı. Emniyetteki ifadesinde bu konuda kendisine hiçbir soru yöneltilmediği öğrenildi.
Tutuklama ve görevden uzaklaştırma kararı
Güner, çıkarıldığı mahkemece "adli kontrol" şartıyla serbest bırakılması talebinin reddedilmesi üzerine tutuklandı. Tutuklama kararında da örgüt suçuna yer verilmediği belirtiliyor. Ancak İçişleri Bakanlığı, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47. maddesi kapsamında, Güner hakkında "suç örgütü kurma" suçu işlediği yönünde kuvvetli şüphe bulunduğu gerekçesiyle görevden uzaklaştırma kararı aldı. Bu karar, soruşturmanın seyriyle çelişmesi nedeniyle dikkat çekti.
Hukuki boyut ve siyasi yankılar
CHP'li Güner'in avukatları, görevden uzaklaştırma işlemine karşı idari yargıya başvuracaklarını açıkladı. Avukatlar, "Müvekkilimiz hakkında soruşturma aşamasında örgüt suçuyla ilgili en ufak bir delil veya ifade olmamasına rağmen, bakanlığın bu gerekçeyle işlem yapması hukuka aykırıdır" dedi. Siyasi kulislerde ise bu kararın, yerel seçim öncesinde CHP'li belediyelere yönelik bir baskı aracı olarak kullanıldığı yorumları yapılıyor. Çankaya Belediyesi Meclisi, vekil başkan yardımcısı tarafından yönetilecek.
Önceki benzer örnekler
Bu olay, Türkiye'de belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması konusunda son yıllarda artan örneklerden biri olarak kayıtlara geçti. 2019 yerel seçimlerinin ardından özellikle Güneydoğu'da kayyum uygulamalarıyla gündeme gelen bu tür kararlar, bu kez Ankara'da CHP'li bir belediye için uygulanmış oldu. Hukukçular, İçişleri Bakanlığı'nın takdir yetkisini kullanırken soruşturma aşamasındaki suçlamalarla gerekçe arasında uyum olması gerektiğini vurguluyor.
Değerlendirme
Çankaya Belediye Başkanı'nın görevden uzaklaştırılması, yargı süreciyle idari işlem arasındaki uyumsuzluğu bir kez daha gündeme taşıdı. Soruşturma dosyasında yer almayan bir suçlamanın idari bir karara dayanak yapılması, hukuki güvenlik ilkesi açısından tartışma yaratıyor. Yerel siyasette bu tür kararların, seçim süreçlerinde sıklıkla başvurulan bir yöntem haline gelmesi, belediyelerin özerk yapısını zedeliyor. Olayın takipçisi olunacağı muhakkak.