Manisa'nın Akhisar ilçesinde AKP İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen 'muhtarlar buluşması'na kaymakam, kamu kurum müdürleri ve diğer devlet bürokratlarının tam kadro katılması, 'parti devleti' tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Etkinlik, devlet görevlilerinin iktidar partisinin organizasyonlarında görünürlüğünün arttığı yönündeki eleştirilerin son halkası oldu.
Katılımın boyutu ve isimler
Toplantıya Akhisar Kaymakamı, İlçe Emniyet Müdürü, İlçe Jandarma Komutanı, İlçe Milli Eğitim Müdürü, İlçe Sağlık Müdürü, İlçe Tarım ve Orman Müdürü, İlçe Müftüsü ve diğer kamu kurumlarının yöneticileri katıldı. AKP İlçe Başkanlığı'nın davetiyle gerçekleşen buluşmada, muhtarlarla bir araya gelinerek ilçenin sorunları ve yapılacak hizmetler görüşüldü. Ancak etkinliğin partinin resmi organizasyonu olması, devlet görevlilerinin siyasi bir toplantıda yer almasının kamu görevlilerinin tarafsızlığı ilkesiyle çeliştiği yönünde tepkilere yol açtı.
Edinilen bilgilere göre, toplantıda AKP İlçe Başkanı bir konuşma yaparak partinin ilçedeki çalışmalarından bahsetti ve muhtarlardan destek istedi. Ardından söz alan kaymakam ve diğer bürokratlar, devletin imkanlarıyla ilgili bilgiler verdi. Katılımcılar arasında yer alan bazı muhtarlar, toplantının 'verimli geçtiğini' belirtirken, muhalefet partileri duruma sert tepki gösterdi.
Muhalefetten 'parti devleti' eleştirisi
CHP Akhisar İlçe Başkanı, yaptığı açıklamada, "Kaymakamın ve kamu müdürlerinin AKP'nin toplantısında ne işi var? Bu görüntü, devletin partileştiğinin açık kanıtıdır. Kamu görevlileri siyasetin içinde değil, halka hizmette olmalıdır" dedi. İYİ Parti ve HDP ilçe teşkilatları da benzer açıklamalarla uygulamayı kınadı. Muhalefet, bu tür etkinliklerin seçim dönemlerinde arttığını ve devlet kaynaklarının iktidar partisi lehine kullanıldığını savunuyor.
Konuyla ilgili olarak AKP Akhisar İlçe Başkanlığı'ndan henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak parti yetkilileri, toplantının 'muhtarlarla istişare' amacı taşıdığını ve devlet görevlilerinin davet edilmesinin olağan olduğunu savunuyor. Kaymakamlık kaynakları ise etkinliğin 'ilçe idaresi ile muhtarlar arasındaki koordinasyonu güçlendirmek' için düzenlendiğini öne sürdü.
Türkiye'de kamu görevlilerinin siyasi partilerin etkinliklerine katılması, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 7. maddesinde yer alan 'tarafsızlık' ilkesine aykırılık teşkil ediyor. Kanun, devlet memurlarının siyasi parti faaliyetlerine katılmasını yasaklıyor. Ancak son yıllarda özellikle AKP iktidarında, valiler, kaymakamlar ve kamu kurum müdürlerinin parti toplantılarında görünmesi sıkça eleştiriliyor.
Arka plan: Benzer etkinlikler ve tartışmalar
Bu olay, son aylarda art arda gelen benzer katılımların bir devamı niteliğinde. Geçtiğimiz hafta da İzmir'in Bergama ilçesinde AKP'nin düzenlediği bir toplantıya kaymakam ve emniyet müdürü katılmış, görüntüler sosyal medyada geniş yankı uyandırmıştı. Muhalefet partileri, bu tür örnekleri 'parti devleti' inşasının somut adımları olarak nitelendiriyor ve seçim kurullarına şikayette bulunacaklarını açıklamıştı.
AKP cephesinden ise konuya ilişkin savunma genellikle 'devlet-millet kaynaşması' ve 'hizmet odaklı siyaset' söylemi üzerinden yapılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da zaman zaman kamu görevlilerinin parti etkinliklerine katılmasını 'doğal' karşıladığını ifade etmişti. Ancak anayasa hukukçuları, bu durumun 'eşitlik' ve 'tarafsızlık' ilkelerini zedelediğini belirtiyor.
Yerel seçimlerin yaklaştığı bir dönemde, bu tür etkinliklerin daha da artması bekleniyor. Muhalefet, seçim güvenliği açısından endişelerini dile getirirken, iktidar kanadı eleştirileri 'siyasi malzeme' olarak değerlendiriyor. Kamuoyu araştırmaları, toplumun önemli bir kesiminin devlet görevlilerinin parti toplantılarına katılmasından rahatsız olduğunu gösteriyor.
Sonuç olarak, Akhisar'daki bu buluşma, Türkiye'de devlet ile iktidar partisi arasındaki sınırın ne kadar belirsizleştiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Kamu görevlilerinin siyasi etkinliklerde yer alması, hukuki ve etik tartışmaları beraberinde getirirken, seçmen nezdinde de farklı algılara yol açıyor. Önümüzdeki günlerde benzer görüntülerin yaşanıp yaşanmayacağı, siyasetin gündemini belirleyecek gibi görünüyor.