AKP iktidarı yıllar boyunca muhalefete yönelik sert söylemleriyle tanınırken, son günlerde ortaya çıkan bir çelişki sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. “Gavur İzmir” ifadesiyle CHP'nin kalesi olan İzmir'i hedef alan bazı AKP'liler, aynı ifadenin Rize için kullanılmasına adeta yasak koydu. Bu durum, siyasette çifte standart tartışmalarını beraberinde getirdi.
İzmir'e Yönelik Ayrımcı Söylem
AKP cephesinden yıllardır İzmir'e yönelik kullanılan “Gavur İzmir” ifadesi, kentin seçmen tercihinden ötürü dışlayıcı bir yaklaşımın simgesi haline gelmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da zaman zaman farklı bağlamlarda kullandığı bu söylem, muhalefet tarafından ayrımcılık olarak nitelendirilmiş; İzmirlilerin büyük bir bölümü bu durumdan rahatsız olduklarını ifade etmişti. Ancak aynı ifadenin Rize'ye yönelik kullanılması, iktidar kanadında ani bir refleksle karşılandı.
Rize'ye Yönelik Tepki ve Yasaklama
Son günlerde bazı sosyal medya hesaplarından Rize için de “Gavur Rize” benzeri bir ifade kullanılması üzerine, AKP'li isimler ve taraftarları hızla harekete geçti. Bu paylaşımların kısa sürede gündem olması ve Rizelilerin tepkisini çekmesi, AKP kanadını zor durumda bıraktı. Çünkü Rize, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın memleketi olması nedeniyle AKP'nin kalesi konumunda. Böylece, İzmir için normalleştirilen bir hakaret içeren söylemin Rize söz konusu olduğunda asla kabul edilemeyeceği mesajı verildi. Bu durum, iktidar politikalarındaki çifte standardı bir kez daha gözler önüne serdi.
Sosyal Medyada Tepkiler ve Tartışma
Gelişmelerin ardından sosyal medyada binlerce kullanıcı, bu çelişkiye dikkat çekti. “Böyle ayrımcılık görülmedi” gibi yorumların yanı sıra, “Gavur İzmir serbest, Gavur Rize yasak” başlığıyla çok sayıda paylaşım yapıldı. CHP sözcüleri ise yaptıkları açıklamada, İzmir'e yönelik söylemlerin ayrımcılık olduğunu her zaman vurguladıklarını, şimdi aynı söylemin Rize'ye uygulandığında ortaya çıkan tepkinin iktidarın çifte standardını net biçimde ortaya koyduğunu belirtti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “İzmir'imize yönelik bu ayrımcı söylemi asla kabul etmedik, Rize'ye yönelik kullanılmasını da etik bulmuyoruz. Ancak anlaşılan o ki bazıları için memleketler söz konusu olunca hassasiyetler değişiyor” ifadelerini kullandı.
Siyasi Tarihte Benzer Örnekler
Türkiye siyasi tarihinde farklı şehirlere yönelik ayrımcı söylemlere sıkça rastlanmıştır. Özellikle seçim dönemlerinde muhalefetin güçlü olduğu şehirler, “zaten bize oy vermiyor” gibi söylemlerle ötekileştirilmiştir. İzmir dışında İstanbul'un bazı ilçeleri, Ankara'nın Çankaya ilçesi gibi yerleşim birimleri de zaman zaman bu tür saldırıların hedefi olmuştur. Ancak bu söylemlerin, söz konusu şehirlerin memleketi olduğu siyasetçiler tarafından sahiplenilmesi, çifte standardın kurumsallaştığını gösteriyor.
Çifte Standart ve Toplumsal Etkileri
İfade özgürlüğü ile hakaret arasında ince bir çizgi olmakla birlikte, kamuoyu önündeki siyasetçilerin dil kullanımının toplum üzerinde derin etkileri bulunuyor. Bir şehre yönelik aşağılayıcı bir sıfatın kullanılması, orada yaşayan milyonlarca insanı hedef almak anlamına geliyor. Bu tür söylemler, toplumsal kutuplaşmayı artırmakta, şehirler arası rekabeti düşmanlığa dönüştürebilmektedir. Uzmanlar, siyasetçilerin diline dikkat etmesi gerektiğini, aksi halde bu çifte standartlı yaklaşımın toplumsal barışı tehdit ettiğini belirtiyor.
Sonuç Yerine
Bu olay, Türkiye'de siyasi dilin ne kadar çetrefilli bir alan olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Bir şeye karşı çıkarken, benzer bir şeyi kendi lehine kullanmak siyasetin doğasında olabilir; ancak bu durumun toplum nezdinde karşılığı her zaman adalet ve eşitlik olmuyor. Rize'ye yönelik tepki gösterenlerin, İzmir'e yönelik aynı ayrımcılığa sessiz kalması, hatta desteklemesi, iktidarın değerler dünyasını sorgulatıyor. Toplumsal mutabakatın sağlanması için herkese eşit mesafede duran bir siyasi dilin benimsenmesi şart.