AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, terörle mücadelede önemli bir dönemeç olan 'Terörsüz Türkiye' sürecinin emin adımlarla ilerlediğini belirtti. Yayman, bu sürecin bir devlet ve millet politikası haline geldiğini ifade ederek, engel olmak isteyenlerin ve silahların bırakılmasına karşı çıkanların tarihin doğru tarafında yer almadığını söyledi.
Sürecin kapsamı ve önemi
Yayman, yaptığı açıklamada terörün sona erdirilmesinin Türkiye'nin geleceği için hayati önem taşıdığını vurguladı. ''Bu süreç, toplumsal barışın tesis edilmesi ve ülkenin kalkınması adına kritik bir adımdır. Hiçbir terör örgütünün ülkemizde barınmasına izin verilmeyecek'' dedi. Sürecin sadece güvenlik tedbirleriyle değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik politikalar eşliğinde yürütüldüğünü ifade eden Yayman, devletin tüm kurumlarının bu konuda koordineli çalıştığını ekledi.
Siyasi destek ve eleştiriler
AK Partili yönetici, sürece yönelik bazı siyasi çevrelerden gelen eleştirilere de yanıt verdi. ''Bu süreci baltalamaya çalışanlar, ülkenin huzuruna kastediyor demektir. Hükümetimiz kararlılıkla yoluna devam edecek'' şeklinde konuştu. Muhalefete de çağrıda bulunan Yayman, ''Terörle mücadelenin siyaset üstü bir konu olduğunu herkes kabul etmeli. Destek verenlere teşekkür ediyoruz, vermeyenler ise tarih önünde hesap verir'' ifadelerini kullandı.
Geçmişten bugüne terörle mücadele
Türkiye, yıllardır PKK başta olmak üzere çeşitli terör örgütleriyle mücadele ediyor. 2000'li yıllardan itibaren terörle mücadelede farklı stratejiler uygulandı; 2015 sonrası yoğun operasyon döneminin ardından 2020'lerde yeniden diyalog ve silahsızlanma süreci gündeme geldi. 'Terörsüz Türkiye' hedefi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilk kez 2023 seçimleri öncesinde dile getirilmişti. Süreç, yurt içi ve yurt dışı operasyonların yanı sıra, terör örgütü mensuplarının ikna edilerek teslim olmasını da kapsıyor.
Uzmanlara göre bu sürecin başarılı olması için toplumsal mutabakat ve ekonomik iyileştirme çalışmaları da büyük önem taşıyor. Son dönemde terör örgütü PKK'nın Suriye kolu YPG'ye yönelik uluslararası baskıların artması, Türkiye'nin elini güçlendiren faktörler arasında. Ancak sürecin hassasiyetini koruyan unsurlar bulunuyor. Bağımsız değerlendirmelere göre, 'Terörsüz Türkiye' sadece güvenlik politikasından ibaret değil; aynı zamanda demokratikleşme, ifade özgürlüğü ve ekonomik kalkınma gibi geniş bir çerçevede ele alınmalı. Kalıcı barış için sadece silahların susması değil, sosyal adaletsizliklerin giderilmesi gerekiyor.