AK Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Çelik, Rusya-Ukrayna Savaşı'na ilişkin açıklamalarda bulunarak, savaşın kısır döngüye dönüştüğünü belirtti ve "Kısır döngünün bir an evvel sona ermesi, İstanbul'da bir masa kurularak muhakkak surette bir sonuca varılması gerekmektedir." dedi. Çelik'in bu sözleri, savaşın başlangıcından bu yana Türkiye'nin yürüttüğü diplomasi çabalarının son halkası olarak yorumlandı.
İstanbul'da Kurulacak Masa Çağrısı
AK Parti Sözcüsü Çelik, başkentte gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın artık bir sonuca ulaşması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin savaşın başından itibaren dengeli ve yapıcı bir tutum sergilediğini hatırlatan Çelik, İstanbul'un bu süreçte önemli bir diplomasi merkezi haline geldiğini ifade etti.
Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen diplomasi trafiği, taraflar arasında güven tesis edilmesine katkı sağladı. İstanbul'da daha önce gerçekleştirilen müzakereler, tahıl koridoru anlaşması gibi somut başarılara imza attı. Şimdi benzer bir iradeyle kalıcı barış için İstanbul'da bir masa kurulmalı ve muhakkak surette bir sonuca varılmalıdır." diye konuştu.
Sözcü Çelik, savaşın uzamasının hem bölgesel hem de küresel istikrarsızlığı derinleştirdiğini, enerji ve gıda krizlerini tetiklediğini belirterek, "Kısır döngü artık herkesi yordu. Diplomasiye alan açmak, diyalog kanallarını canlı tutmak ve nihayetinde bir ateşkese varılması için elimizden geleni yapıyoruz." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin Arabuluculuk Rolü ve Diplomatik Çabalar
Türkiye, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın patlak verdiği Şubat 2022'den bu yana iki ülke arasında denge politikası izleyerek arabuluculuk girişimlerinde bulunuyor. Nisan 2022'de İstanbul'da yapılan üst düzey müzakereler, savaşın seyrinde önemli bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Temmuz 2022'de ise İstanbul'da imzalanan Tahıl Koridoru Anlaşması, küresel gıda güvenliği açısından kritik bir adım oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile yaptığı telefon görüşmeleri ve yüz yüze temaslar, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarının temelini oluşturdu. Ayrıca Türkiye, savaşın başından bu yana insani koridorların açılması ve esir takası gibi konularda da aktif rol üstlendi.
Siyaset bilimciler, Türkiye'nin hem NATO üyesi olup hem de Rusya ile diyalog kanallarını açık tutmasının, Batı ile Moskova arasında köprü işlevi görmesini sağladığını belirtiyor. Ancak savaşın uzaması, Türkiye'nin arabuluculuk kapasitesini zorluyor. Çelik'in "İstanbul'da masa kurulması" çağrısı, bu kapasitenin yeniden harekete geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Uluslararası Tepkiler ve Beklentiler
Çelik'in açıklamaları, uluslararası kamuoyunda da yankı buldu. Bazı Batılı diplomatik kaynaklar, İstanbul'un ev sahipliğinde yeni bir müzakere turunun faydalı olabileceğini ancak tarafların pozisyonlarının hâlâ sert olduğunu dile getiriyor. Öte yandan Rusya ve Ukrayna'dan henüz resmi bir yanıt gelmedi.
Uzmanlar, İstanbul'da kurulacak bir masanın başarılı olması için öncelikle güven artırıcı adımlar atılması gerektiğini vurguluyor. Ateşkesin sağlanması, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve toprak bütünlüğü konularında mutabakat sağlanması gibi zorlu başlıklar masada olacak.
Türkiye'nin arabuluculuk girişimleri, sadece savaşın sona ermesi için değil, aynı zamanda bölgesel güvenlik mimarisinin yeniden inşası için de kritik görülüyor. Karadeniz'deki istikrar, enerji koridorları ve tahıl ihracatı gibi konular, Türkiye'nin stratejik öncelikleri arasında yer alıyor.
Sonuç ve Değerlendirme
AK Parti Sözcüsü Çelik'in "İstanbul'da bir masa kurularak sonuca varılması" çağrısı, Türkiye'nin savaşın taraflarını diplomasiye teşvik etme yönündeki kararlılığını gösteriyor. Ancak savaşın dinamikleri ve tarafların maksimalist talepleri göz önüne alındığında, böyle bir masanın kurulması ve sonuç üretmesi kolay görünmüyor.
Yine de Türkiye'nin bugüne kadar yürüttüğü aktif diplomasi, uluslararası alanda takdir topluyor. İstanbul'un ev sahipliği yapacağı olası bir zirve, hem bölgesel hem de küresel barış için umut verici bir adım olabilir. Çelik'in ifadeleri, bu umudun siyasi iradeye dönüştürülmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Önümüzdeki günlerde taraflar arasında temasların yoğunlaşması ve İstanbul'da yeni bir müzakere turunun gündeme gelmesi bekleniyor. Türkiye, arabuluculuk rolünü sürdürmekte kararlı görünüyor.