AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, son günlerde artan bölgesel gerilimlere ilişkin yaptığı açıklamada, 60 günlük çatışmasız dönemin bölge ve dünya barışı için taşıdığı öneme dikkat çekti. Çelik, “Gelinen nokta, bölge ve dünya barışı için önemlidir. Hürmüz'den Lübnan'a bütün bu gerilimlerin azaltılması, diğer konuların da ele alınmasıyla birlikte bu 60 günlük sürenin çatışmasız bir şekilde, gerilim unsurlarından arındırılmış olarak geçirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Ticaret ve enerji yolları barışa endeksli
Çelik’in bu çıkışı, uluslararası ticaret ve enerji koridorlarının kesiştiği Hürmüz Boğazı’ndan Doğu Akdeniz’e kadar geniş bir coğrafyada yaşanan gerginliklerin ekonomiye yansımalarını gündeme getiriyor. Uzmanlar, bölgedeki istikrarsızlığın küresel tedarik zincirlerini tehdit ettiğini ve özellikle petrol fiyatları başta olmak üzere emtia piyasalarında dalgalanmalara yol açtığını belirtiyor. Türkiye’nin bu süreçte arabulucu rolü üstlenmesi, hem bölgesel barışa katkı sağlarken hem de ticaret yollarının güvenliği açısından kritik önem taşıyor.
Diplomaside 60 günlük takvim
Çelik’in sözünü ettiği 60 günlük süre, uluslararası toplumun da yakından takip ettiği bir diplomasi takvimini işaret ediyor. Bu takvim çerçevesinde İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Yemen gibi taraflar arasında dolaylı müzakerelerin hızlandırılması bekleniyor. Türkiye’nin bu süreçteki rolü, savunma ve enerji alanlarında yaşanan kırılganlıkları azaltmaya yönelik somut adımları da beraberinde getirecek.
Ekonomi cephesinde ise bölgede sağlanacak istikrar, Türkiye’nin ihracat pazarlarının çeşitlenmesi ve enerji maliyetlerinin düşürülmesi açısından hayati görülüyor. Son aylarda Körfez ülkeleriyle imzalanan anlaşmalar ve İstanbul’da düzenlenen uluslararası ticaret zirveleri, barış sürecinin ekonomik boyutunu da güçlendiriyor.
Sürdürülebilir barış için iş birliği çağrısı
Çelik, açıklamasında yalnızca mevcut krizlerin yönetilmesine değil, aynı zamanda kalıcı barışın tesisi için yapısal reformlara da vurgu yaptı. “Çatışmasız bir dönem, sadece bugünün sorunlarını çözmekle kalmaz, aynı zamanda yarının iş birliği zeminini hazırlar” diyen Çelik, başta ABD, Rusya ve Çin olmak üzere tüm aktörleri yapıcı diyaloga davet etti.
Bağımsız analistler, bölgesel barışın kısa vadede enerji fiyatları ve küresel ticaret üzerinde olumlu etki yaratacağını, ancak kalıcı çözüm için ekonomik entegrasyon projelerinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyor. Türkiye’nin bu noktada kalkınma iş birliği ve ulaştırma koridorları gibi somut projelerle sürece katkı sağlaması bekleniyor.