AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, CNN Türk ekranlarında yaptığı açıklamada, dijital çağın getirdiği yeni medya düzenine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Yayman, sanal medyanın artık "şeytanın avukatlığı" yaptığı bir alana dönüştüğünü ifade ederek, geleneksel medyanın ve özellikle televizyonun yok sayılması durumunda ortaya çıkabilecek tehlikelere işaret etti. Reklam pastasındaki adaletsiz dağılım ve çifte standartlara maruz kalan konvansiyonel medyanın korunması gerektiğini vurgulayan Yayman, bu alanda yeni bir söylem geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Değişen Medya Düzeni ve Söylem İhtiyacı
Yayman, özellikle son yıllarda hızla dijitalleşen medya ortamında, sosyal medya platformlarının ve internet haber sitelerinin güç kazanmasıyla birlikte geleneksel medyanın zor durumda kaldığını belirtti. Televizyon kanallarının ve gazetelerin reklam gelirlerinin, dijital platformlara kaydığını, bunun da içerik üreticilerini olumsuz etkilediğini söyledi. "Konvansiyonel medyayı yok sayarsanız, özellikle reklam bakımından gerekli adımları atmazsanız, çifte standart uygularsanız, bu durum demokrasimiz için de risk oluşturur" diyen Yayman, medya kuruluşlarının ayakta kalabilmesi için adil bir rekabet ortamının oluşturulması gerektiğini kaydetti.
Yeni Söylem Arayışı
Yayman, açıklamasında "Yeni sözler söylemek gerekiyor" diyerek, siyasetin ve medyanın değişen dinamiklere ayak uydurması gerektiğini vurguladı. Geleneksel medyanın deneyimlerinden yararlanırken, dijital dünyanın fırsatlarını da değerlendirmek gerektiğini belirten Yayman, bu konuda AK Parti olarak somut adımlar atmaya hazır olduklarını ifade etti. Sanal medyanın dezenformasyonla mücadelede de önemli bir alan olduğuna dikkat çeken Yayman, doğru bilgiye ulaşmanın giderek zorlaştığı bir ortamda, medya okuryazarlığının artırılması ve güvenilir haber kaynaklarının desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Çifte Standart Eleştirisi
Yayman, özellikle dijital platformlara uygulanan farklı kuralları eleştirerek, bazı sosyal medya şirketlerinin farklı ülkelerde farklı politikalar izlediğini, bunun da haksızlıklara yol açtığını belirtti. "Bir ülkede yasaklanan içerik, başka bir ülkede serbest olabiliyor. Bu çifte standart, global medya düzeninin en büyük sorunlarından biri" diyen Yayman, uluslararası işbirlikleriyle bu sorunların çözülebileceğine inandığını ifade etti.
Gelecek Vizyonu
Yayman, Türkiye'nin medya alanındaki potansiyeline vurgu yaparak, yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesiyle dijital bağımsızlığın sağlanabileceğini söyledi. Yerli sosyal medya platformlarının ve haber ajanslarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Yayman, bu sayede dışa bağımlılığın azalacağını ve daha güvenilir bir medya ortamının oluşacağını kaydetti. "Türkiye, bölgesinde ve dünyada medya alanında söz sahibi bir ülke olabilir. Yeter ki doğru adımları atalım" diye konuştu.
AK Parti'nin medya politikalarına dair bu çıkış, sektörde geniş yankı buldu. Özellikle dijitalleşmenin hızlandığı bu dönemde, siyasi partilerin medya stratejilerini yeniden gözden geçirmesi bekleniyor. Yayman'ın açıklamaları, konvansiyonel medyanın korunması ve dijital mecralarda adil bir düzenin oluşturulması yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Medya sektörünün tüm paydaşlarının bu sürece katkı sağlaması, demokrasinin sağlıklı işlemesi açısından da büyük önem taşıyor.