AHBAP Derneği'nin satın alma müdürü Deniz Şimşek, dernek içindeki usulsüzlükleri ve yolsuzlukları anlatan çarpıcı bir itirafta bulundu. Şimşek'in ifadesine göre, kitaptan kedi-köpek mamasına, TIR dorsesinden gıda kolilerine kadar neredeyse her kalemde milyonlarca liralık vurgun yapıldı. Bu açıklama, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ve derneğin mali işleyişine dair soru işaretlerini artırdı.
İtirafın Detayları: Hangi Kalemlerde Usulsüzlük Var?
Deniz Şimşek'in verdiği bilgilere göre, dernekte satın alma süreçleri sistematik bir şekilde suiistimal edildi. Özellikle yardım malzemeleri ve operasyonel giderler üzerinden yapılan usulsüzlükler dikkat çekiyor. Şimşek, ifadesinde şu noktalara değindi:
- Kedi-köpek maması: Hayvan barınaklarına dağıtılması gereken mamaların bir kısmının piyasada satıldığı veya faturaların şişirildiği iddia edildi.
- TIR dorseleri: Yardım taşımacılığı için kiralanan TIR dorselerinde, gerçekte kullanılmayan araçlar için ödeme yapıldığı öne sürüldü.
- Gıda kolileri: İçeriği eksik veya kalitesiz ürünlerle doldurulan kolilerin, yüksek maliyetlerle muhasebeleştirildiği belirtildi.
- Kitap ve kırtasiye: Eğitim yardımları kapsamında alınan kitap ve kırtasiye malzemelerinin fiyatlarının piyasa değerinin çok üzerinde gösterildiği iddia edildi.
Şimşek, bu usulsüzlüklerin sadece birkaç kalemle sınırlı olmadığını, derneğin tüm satın alma süreçlerine yayıldığını savundu. İfadesinde, "Gördüğüm her kalemde bir vurgun vardı. Mamadan salama kadar her şeyde usulsüzlük yapılıyordu" dediği öğrenildi.
Dernekten İlk Tepkiler ve Yalanlamalar
Ahbap Derneği yönetimi, Deniz Şimşek'in iddialarını reddetti. Dernekten yapılan yazılı açıklamada, "Bu iddialar tamamen asılsızdır ve derneğimizi yıpratmaya yönelik bir kampanyanın parçasıdır. Ahbap, kurulduğu günden bu yana şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle hareket etmiştir. Konuyla ilgili hukuki süreç başlatılacaktır" denildi. Ancak Şimşek'in ifadesinin ardından gözler, derneğin bağımsız denetim raporlarına ve bağışların akıbetine çevrildi.
Kamuoyunda bazı kesimler, iddiaların ciddiyetle araştırılması gerektiğini vurgularken, dernek gönüllüleri ve bağışçılar arasında da endişe hakim. Sosyal medyada yapılan yorumlarda, "Bağışlarımızın nereye gittiğini bilmek istiyoruz" şeklinde tepkiler öne çıkıyor.
Arka Plan: Ahbap'ın Kuruluşu ve Faaliyetleri
Ahbap Derneği, 2017 yılında sanatçı Haluk Levent tarafından kuruldu. Kısa sürede geniş bir gönüllü ağına ulaşan dernek, özellikle doğal afetlerde ve acil yardım durumlarında önemli rol oynadı. 2023 Kahramanmaraş depremlerinde bölgeye hızlı ve etkili yardım ulaştırmasıyla takdir topladı. Derneğin gelirleri büyük ölçüde bağışlardan ve kampanyalardan oluşuyor. Yıllık mali tablolarını kamuoyuyla paylaşan Ahbap, bugüne kadar şeffaflık konusunda örnek gösterilen kuruluşlardan biriydi. Ancak bu son iddialar, derneğin itibarını zedeleme potansiyeli taşıyor.
Deniz Şimşek'in neden bu açıklamayı yaptığı henüz netlik kazanmadı. Şimşek'in dernekten ayrıldığı veya ilişiğinin kesildiği yönünde iddialar var. Konuyla ilgili soruşturma başlatılıp başlatılmayacağı ise belirsizliğini koruyor.
Uzman Görüşleri: Sivil Toplumda Hesap Verebilirlik
Sivil toplum kuruluşlarında mali şeffaflık ve hesap verebilirlik, bağışçı güveni açısından kritik önem taşıyor. Uzmanlar, bu tür iddiaların derhal bağımsız bir denetimle aydınlatılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde, sadece Ahbap değil, tüm sivil toplum kuruluşlarına yönelik güven kaybı yaşanabileceği uyarısında bulunuyorlar. Türkiye'de derneklerin denetimi, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı tarafından yapılıyor. Ancak denetimlerin sıklığı ve kapsamı sık sık tartışma konusu oluyor.
Ahbap gibi geniş kitlelere hitap eden bir derneğin karşılaştığı bu tür suçlamalar, bağış toplama süreçlerini de olumsuz etkileyebilir. Uzmanlar, derneğin bir an önce şeffaf bir açıklama yaparak belgeleri kamuoyuyla paylaşması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, bağışçıların da düzenli olarak derneklerin mali raporlarını incelemesi ve sorgulaması gerektiği hatırlatılıyor.
Sonuç olarak, Ahbap Derneği'ne yönelik bu vurgun iddiaları, sivil toplum alanında önemli bir tartışma başlatmış durumda. İddiaların doğruluğu kanıtlanırsa, derneğin itibarı ciddi zarar görebilir ve yasal süreçler devreye girebilir. Aksi halde, Şimşek'in ifadesi bir karalama kampanyası olarak değerlendirilebilir. Her iki durumda da, konunun tarafsız bir soruşturmayla aydınlatılması, kamuoyunun güveni için elzem görünüyor.