Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen suç örgütü soruşturmasında dördüncü dalga operasyonda gözaltına alınan 13 şüpheliden 7'si, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, dernek adına toplanan bağışların şüphelilerin şahsi hesaplarına aktarıldığı iddiası üzerine başlatılan operasyonda, şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Operasyonun Detayları
Gözaltına alınan 13 şüpheliden 7'si, savcılıktaki ifadelerinin ardından sevk edildikleri nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanırken, 6 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında daha önce üç dalga operasyon düzenlenmiş, bu operasyonlarda da çok sayıda şüpheli gözaltına alınmıştı. Son operasyonda ele geçirilen dijital materyaller ve banka kayıtları üzerinde yapılan incelemelerin sürdüğü belirtildi.
Suçlamalar ve İddialar
Şüpheliler hakkında, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlamaları bulunuyor. Soruşturma kapsamında, derneğin bağış kampanyalarında toplanan paraların bir kısmının, dernek hesapları yerine şüphelilerin şahsi hesaplarına aktarıldığı ve bu paraların şahsi harcamalarda kullanıldığı iddia ediliyor. Ayrıca, dernek adına sahte bağış makbuzları düzenlendiği ve bu yolla haksız kazanç sağlandığı öne sürülüyor.
Soruşturmanın Arka Planı
Ahbap Derneği, 2017 yılında sanatçı Haluk Levent tarafından kurulan ve afet yardımları, eğitim, sağlık gibi alanlarda faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu olarak biliniyor. Dernek, özellikle deprem ve yangın gibi doğal afetlerde yaptığı yardımlarla tanınıyor. Ancak son dönemde derneğin mali işlemleriyle ilgili ihbarlar üzerine başlatılan soruşturma, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Dernek yetkilileri, soruşturmayla ilgili olarak "adalete güveniyoruz" açıklamasında bulunurken, sürecin takipçisi olduklarını belirtti.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin ifadelerinde, bağış toplama süreçlerinde bazı usulsüzlükler yapıldığını kabul ettikleri, ancak bunun kişisel çıkar için değil, derneğin faaliyetlerinin finansmanı için yapıldığını iddia ettikleri öğrenildi. Savcılık ise, şüphelilerin hesaplarına aktarılan paraların büyük kısmının dernek kayıtlarında görünmediğini ve bu durumun suç oluşturduğunu değerlendiriyor.
Öte yandan, soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınıp serbest bırakılan bazı şüphelilerin ifadelerine başvurulduğu ve bu kişilerin de dernekteki mali işleyişe dair önemli bilgiler verdiği belirtiliyor. Soruşturmanın genişletilerek, derneğin geçmiş dönemlerdeki bağış kampanyalarının da mercek altına alınacağı ifade ediliyor.
Adli makamların yürüttüğü operasyon, Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarının mali şeffaflığı konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, bu tür soruşturmaların kurumların itibarını zedelemeden, hukuki sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesinin önemine dikkat çekiyor. Soruşturma kapsamında tutuklanan 7 şüphelinin cezaevine gönderildiği, diğer şüphelilerin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı bildirildi.