Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yılın ilk yarısında faiz dışı bütçe fazlasının 521 milyar liraya ulaştığını duyurmasının ardından sert bir açıklama yaptı. Ağıralioğlu, bütçe açığının geçen yıla göre iyileştiğini belirten Şimşek'in bu tabloyu övünerek sunduğunu ifade ederek, "Peki bu 'iyileşmenin' bedelini kim ödüyor?" sorusunu yöneltti. Muhalefet lideri, mali disiplinin sağlanmasının memur, emekli ve dar gelirli vatandaşların sırtına yüklendiğini öne sürdü. Ağıralioğlu, ekonomik göstergelerdeki sözde iyileşmenin vatandaşın alım gücündeki düşüşle paralel olduğunu savundu.
Ağıralioğlu'nun eleştirileri
Ağıralioğlu, yaptığı yazılı açıklamada Bakan Şimşek'in 'rakam oyunlarıyla' kamuoyunu yanılttığını söyledi. Faiz dışı bütçe fazlasının artmasının, kamu harcamalarında sağlanan bir tasarruftan değil vergi gelirlerindeki artıştan kaynaklandığını belirtti. "Vatandaştan toplanan vergilerin artmasıyla bütçe açığı kapanıyorsa bu marifet değil, aksine bir sosyal adaletsizlik göstergesidir" dedi. Muhalefet lideri, enflasyonun yüksek seyrettiği bir dönemde dolaylı vergilerin artırılmasının dar gelirliyi olumsuz etkilediğini vurguladı. Ağıralioğlu, 'iyileşme' kavramının sorgulanması gerektiğini belirterek, "Ekonomi yönetimi, bütçe rakamlarını öne sürerek halkın gerçek derdini anlamıyor" ifadelerini kullandı.
Ekonomik göstergelerdeki tablo
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada yılın ilk yarısında faiz dışı bütçe fazlasının 521 milyar liraya ulaştığını belirtmişti. Ayrıca bütçe açığının geçen yılın aynı dönemine göre gerilediğini aktaran Şimşek, bu durumu 'ekonomik programa olan güvenin bir yansıması' olarak değerlendirmişti. Ancak Ağıralioğlu, bu olumlu tablonun altında yatan hikâyeye dikkat çekti. Muhalefet lideri, ekonominin asıl sağlığının bütçe rakamlarıyla değil vatandaşın refahıyla ölçülmesi gerektiğini söyledi.
Öte yandan, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre yıllık enflasyon yüzde 70 seviyelerinde seyrediyor. Gıda ve enerji fiyatlarındaki artış özellikle dar gelirli haneleri etkilerken, Merkez Bankası faiz oranlarını yüksek tutarak enflasyonla mücadele ediyor. Ağıralioğlu, bu süreçte büyümenin de yavaşladığına işaret ederek, "Reel sektör iflas ederken, işsizlik artarken ortaya konan bütçe performansının kime ne faydası var?" diye sordu.
Muhalefet partileri, iktidarı ekonomik krizde faturasız çözüm üretmediği gerekçesiyle sık sık eleştiriyor. Anahtar Parti, kurulduğu günden bu yana merkez sağ seçmene hitap eden bir söylem geliştirdi. Ağıralioğlu'nun bu açıklamaları, partisinin ekonomi politikalarına yönelik eleştirilerini daha görünür kıldı. Cumhuriyet Halk Partisi ve İYİ Parti'nin de benzer argümanlar kullandığı düşünülürse, muhalefetin ekonomi yönetimine yönelik ortak bir itiraz noktası oluşturduğu söylenebilir.
Sonuç olarak, bütçe açığındaki iyileşme verileri teknik olarak doğru olsa da bu iyileşmenin kimin sırtından yapıldığı pek tartışılmıyor. Ağıralioğlu'nun dile getirdiği gibi, ekonomideki rakamsal gelişmelerin hane halkına yansımaması, bu iyileşmenin kalitesi hakkında soru işareti oluşturuyor. Türkiye'nin yüksek enflasyon ve düşük milli gelir sorunları çözülmeden bütçe açığının kapanması kalıcı bir refah getirmeyebilir. Siyasi tartışmalar ise bu temel gerçeklik üzerinden şekillenmeye devam ediyor.