Kahramanmaraş 1. İdare Mahkemesi'nin Çelikler Afşin Elbistan (A) Termik Santrali'ne verilen Çevre İzin ve Lisans Belgesi'nin iptali istemiyle açılan davada görevlendirdiği bilirkişi heyeti, hazırladığı raporda santralin hava emisyonu yönünden çevre mevzuatına aykırı faaliyet yürüttüğünü tespit etti. Raporda, izin sürecinde tüm ünitelerin bir bütün olarak değerlendirilmediği ve emisyon sınırlarının aşıldığı belirtildi.
Raporun detayları
Bilirkişi heyeti, santralin bacalarından yapılan ölçümlerde kükürt dioksit (SO2), azot oksit (NOx) ve partikül madde (PM10) değerlerinin yönetmeliklerde belirtilen sınırların üzerinde olduğunu ortaya koydu. Özellikle SO2 emisyonlarının, mevzuatta izin verilen günlük ortalama değerin iki katına ulaştığı kaydedildi. Santralin 8 ünitesinden oluşmasına rağmen çevre izin belgesinin tüm üniteleri kapsayacak şekilde düzenlenmediği, sadece bir ünite üzerinden yapılan değerlendirmeyle belge verildiği ifade edildi.
Dava süreci
Dava, bölgede yaşayan vatandaşlar ve çevre örgütleri tarafından açılmıştı. Davacılar, santralin faaliyetlerinin çevreye ve insan sağlığına zarar verdiğini ileri sürmüştü. Mahkeme, bilirkişi raporunun ardından tarafların beyanlarını alacak. Raporun, çevre izin belgesinin iptali yönünde mahkeme kararını etkilemesi bekleniyor.
Afşin-Elbistan termik santralleri, Türkiye'nin en büyük linyit yatakları üzerinde kurulu olup, uzun yıllardır çevre kirliliği tartışmalarına konu oluyor. Bölgede kanser vakalarının yüksek olduğu yönündeki iddialar, santral emisyonlarıyla ilişkilendiriliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ise santralin ekonomik önemine dikkat çekerek, çevresel önlemlerin alındığını savunuyor.
Çelikler Holding'e ait santral, 2023 yılında yaklaşık 8,5 milyar kilovatsaat elektrik üretimi yapmıştı. Raporda, emisyon azaltımı için baca gazı arıtma sistemlerinin yetersiz olduğu ve modernizasyon gerektiği vurgulandı. Bölge halkı, raporu umut verici bulurken, santral yönetimi henüz bir açıklama yapmadı.
Bağımsız bir değerlendirme olarak, Afşin-Elbistan A Termik Santrali'ne dair bu rapor, Türkiye'de çevre hukukunun uygulanması ve enerji politikalarının çevre sağlığı ile dengelenmesi açısından dönüm noktası olabilir. Mahkeme kararı, benzer davalara emsal teşkil edecek nitelikte. Çevre izin süreçlerinde bütüncül değerlendirme yapılması ve halk sağlığının öncelenmesi, sürdürülebilir bir gelecek için kritik öneme sahip.