Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), son günlerde sosyal medya ve bazı basın organlarında dolaşıma sokulan 'AFAD dalgıçlarının toplu olarak görevi bıraktığı ve su altı arama-kurtarma kapasitesinin yetersiz olduğu' yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. DMM, konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaparak iddiaları kesin bir dille yalanladı ve kamuoyunu doğru bilgiye dayalı hareket etmeye çağırdı.
İddiaların Kaynağı ve Yayılımı
Edinilen bilgilere göre, söz konusu iddialar özellikle deprem bölgesindeki arama-kurtarma çalışmalarına ilişkin tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde ortaya atıldı. Sosyal medya platformlarında hızla yayılan ve bazı çevrelerce desteklenen iddialar, AFAD bünyesindeki dalgıçların görevlerini bıraktığı ve kurumun su altı operasyonlarında yetersiz kaldığı şeklinde kamuoyuna sunuldu. DMM, bu tür asılsız haberlerin toplumda infial yaratmayı amaçladığını belirterek, resmi kaynaklardan teyit edilmeyen bilgilere itibar edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin açıklamasında, AFAD'ın su altı arama-kurtarma faaliyetlerinin kesintisiz sürdüğü ve dalgıç kadrosunda herhangi bir toplu ayrılma yaşanmadığı ifade edildi. Kurum, iddiaların tamamen asılsız olduğunu ve AFAD'ın görev yapısında herhangi bir zafiyet bulunmadığını bildirdi.
AFAD'ın Su Altı Kapasitesi
AFAD, Türkiye'nin afet ve acil durum yönetiminden sorumlu başlıca kurumu olarak, su altı arama-kurtarma operasyonlarını özel eğitimli dalgıç ekipleriyle yürütüyor. Kurum bünyesinde farklı illerde konuşlandırılmış dalgıç ekipleri, olası su altı kazaları, boğulma vakaları ve afet durumlarında görev alıyor. DMM'nin açıklaması, bu ekiplerin operasyonel kabiliyetinin korunduğunu ve herhangi bir personel kaybı yaşanmadığını ortaya koyuyor.
Uzmanlar, su altı arama-kurtarma çalışmalarının yüksek teknik donanım ve eğitim gerektirdiğini belirterek, bu tür iddiaların kurumların motivasyonunu ve kamu güvenini sarsabileceğine dikkat çekiyor. AFAD'ın son yıllarda hem personel eğitimi hem de ekipman açısından önemli yatırımlar yaptığı biliniyor. Kurum, ulusal ve uluslararası tatbikatlarda gösterdiği performansla da kapasitesini kanıtlamış durumda.
Dezenformasyonla Mücadele Vurgusu
DMM, açıklamasında dezenformasyonla mücadelenin önemine bir kez daha vurgu yaparak, vatandaşların özellikle olağanüstü dönemlerde bilgi kirliliğine karşı dikkatli olması gerektiğini belirtti. Merkez, resmi açıklamaların takip edilmesi ve şüpheli bilgilerin doğrudan ilgili kurumlardan teyit edilmesi çağrısında bulundu. Son dönemde AFAD ve benzeri acil durum kurumları hakkında çıkan asılsız haberlerin, toplumda gereksiz kaygı ve güvensizlik oluşturmayı hedeflediği değerlendiriliyor.
İletişim uzmanları, afet ve acil durum konularında yayılan yanlış bilgilerin, gerçek bir kriz anında müdahale kapasitesini olumsuz etkileyebileceğine işaret ediyor. Bu nedenle DMM'nin hızlı ve net açıklamaları, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından kritik önem taşıyor.
Bağlam ve Arka Plan
Türkiye, deprem başta olmak üzere doğal afet riski yüksek bir ülke olarak arama-kurtarma kapasitesini sürekli güçlendirmek durumunda. AFAD, bu kapsamda son yıllarda hem personel sayısını hem de teknik imkanlarını artırdı. Özellikle 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından arama-kurtarma ekiplerinin önemi bir kez daha anlaşıldı ve kurumlara yönelik yatırımlar hız kazandı. DMM'nin son açıklaması, bu çabaların kesintiye uğradığı yönündeki algıları düzeltmeyi amaçlıyor.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, daha önce de benzer şekilde AFAD ve diğer kamu kurumları hakkında çıkan asılsız iddiaları yalanlamıştı. Merkez, sosyal medya üzerinden yürütülen sistematik dezenformasyon kampanyalarına karşı vatandaşları bilinçli olmaya davet ediyor. Uzmanlar, kurumların itibarını zedelemeye yönelik bu tür girişimlerin, toplumsal dayanışmayı da zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.
Sonuç olarak, AFAD dalgıçlarına ilişkin iddialar resmi makamlarca yalanlanmış olup, kurumun su altı arama-kurtarma kapasitesinin tam kapasiteyle görev başında olduğu bildirildi. Kamuoyunun, resmi açıklamaları esas alarak hareket etmesi ve asılsız haberlere karşı duyarlı olması bekleniyor.