Adana'da bir üretici, hasat ettiği 80 ton ürünü kilogramı 10 liradan satarak toplam 1 milyon lira gelir elde etti. Ancak aynı ürünün market raflarındaki satış fiyatı 90 lirayı buluyor. Üretici, artan maliyetler ve düşük alım fiyatları nedeniyle zor günler geçirdiğini belirtiyor. Olay, tarımsal üretimdeki fiyat makasının ne kadar açıldığını gözler önüne seriyor.
Üreticinin Maliyeti Yüksek, Geliri Düşük
Adana'da çiftçilik yapan üretici, 80 tonluk mahsulünü kilogram başına 10 liradan sattı. Toplamda 1 milyon lira kazanan üretici, bu gelirin girdi maliyetlerini bile karşılamadığını ifade ediyor. Gübre, mazot, ilaç ve işçilik giderleri her geçen gün artarken, ürününü değerinin çok altında satmak zorunda kaldığını söylüyor. Üretici, "Perişan durumdayız. Ürünü 10 liraya zor satıyoruz, ama markette 90 lira. Bu fark nereden geliyor anlamıyoruz" diyerek tepkisini dile getiriyor.
Tarım ekonomistleri, üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının aracılar, lojistik masraflar ve market karlarından kaynaklandığını belirtiyor. Ancak bu farkın bu denli büyük olması, üreticinin emeğinin karşılığını alamamasına yol açıyor. Çiftçi, hasat döneminde ürününü bekletme imkanı olmadığı için mecburen düşük fiyata razı oluyor.
Fiyat Makası Derinleşiyor
Türkiye genelinde tarımsal ürünlerde benzer sorunlar yaşanıyor. Üretici, tarlada kilogramı 10 liraya sattığı ürünü tüketici 90 liraya alıyor. Aradaki 80 liralık fark, tedarik zincirindeki her bir halkanın eklediği maliyetler ve kar marjlarından oluşuyor. Uzmanlar, bu durumun hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediğini vurguluyor.
Adana Ziraat Odası yetkilileri, çiftçinin desteklenmesi ve aracı sayısının azaltılması gerektiğini savunuyor. Kooperatifleşmenin ve doğrudan satış modelinin yaygınlaşmasıyla bu farkın azalabileceği ifade ediliyor. Ancak mevcut koşullarda üretici, ürününü hasat sonrası hemen satmak zorunda kalıyor ve fiyatı alıcı belirliyor.
Hükümetin tarımsal desteklemeleri ve fiyat politikaları da tartışma konusu. Üretici, verilen desteklerin yetersiz olduğunu ve girdi maliyetlerinin sürekli arttığını belirtiyor. Son dönemde gübre ve mazot fiyatlarındaki artış, çiftçinin belini bükmüş durumda. Üretici, "Devlet bizi desteklesin, aracıları devreden çıkarsın" çağrısında bulunuyor.
Çözüm Arayışları
Tarım sektöründeki sorunların çözümü için çeşitli öneriler gündemde. Üretici birlikleri, sözleşmeli tarım modelinin yaygınlaştırılmasını, üreticinin ürününü önceden belirlenen fiyattan satmasını sağlayacak sistemlerin kurulmasını istiyor. Ayrıca soğuk hava depolarının artırılması ve lojistik altyapının iyileştirilmesiyle ürünün değerinde satılması hedefleniyor.
Adana'da yaşanan bu örnek, Türkiye'deki tarımsal üretim ve pazarlama sisteminin sorunlarını bir kez daha gözler önüne seriyor. Üretici, emeğinin karşılığını alamazken tüketici de yüksek fiyatlardan şikayetçi. Sorunun çözümü için kapsamlı bir tarım politikası ve tedarik zinciri reformu gerekiyor. Aksi halde üretici de tüketici de kaybetmeye devam edecek.