Adana'da yaşanan vahşi cinayette yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Boşanma aşamasındaki eşi 30 yaşındaki Hatice Mine K.'yi tabancayla öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan çarşı ve mahalle bekçisi H.E.K.'nin, olay gecesi kızının sesini kullanarak kapıyı açtırdığı belirlendi. Şüphelinin, küçük kızını kullanarak eşini kandırdığı ve ardından acımasızca ateş ettiği öğrenildi. Cinayetin ardından çocuğunu ablasına bırakarak kaçan H.E.K., polis ekiplerince kısa sürede yakalanarak adalete teslim edildi. Soruşturma sürerken, olayın tüyler ürperten detayları gün yüzüne çıkıyor.
Olayın Gece Yarısı Yaşanan Kabusu
Merkez Seyhan ilçesine bağlı Yeşilyurt Mahallesi'nde meydana gelen olay, saat 02.30 sıralarında yaşandı. İddiaya göre H.E.K., bir süredir ayrı yaşadığı ve boşanma aşamasında olduğu eşi Hatice Mine K.'nin evine gitti. Elindeki tabancayla kapıyı çalan şüpheli, küçük kızının annesine seslenmesini istedi. Kızının sesini duyan Hatice Mine K., kapıyı hiç düşünmeden açtı. O anda H.E.K., eşine defalarca ateş ederek olay yerinden kaçtı.
Silah seslerini duyan komşular, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, başından vurulan Hatice Mine K.'nin hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerinde yapılan incelemenin ardından kadının cesedi, Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekipleri, kaçan şüpheli H.E.K.'yi yakalamak için geniş çaplı operasyon başlattı.
Kızını Ablasına Bırakıp Kaçtı
Cinayetin ardından şüpheli H.E.K., aracıyla önce kızını ablasının evine bıraktı. Burada kızına sarılıp bir şeyler söylediği anlar, güvenlik kameralarına yansıdı. Daha sonra aracıyla kaçmaya devam eden şüpheli, polisin düzenlediği operasyonla yakalandı. Gözaltına alınan H.E.K., emniyetteki ifadesinde suçunu itiraf etti. "Eşimle barışmak istiyordum ama kabul etmedi. Sinirle ateş ettim" dediği öğrenildi. Adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Vahşetin Görgü Tanıkları Anlattı
Olay sırasında evde bulunan ve görgü tanığı olan Hatice Mine K.'nin ağabeyi M.K., yaşananları anlattı: "Yeğenim kızımız bize bırakılmıştı. Ablamla telefonla görüşmüştük. Gece yarısı silah sesleri duyduk. Hemen yanına koştuk ama çok geç kalmıştık. Ablam yerde yatıyordu. Şüphelinin, kızını kullanarak kapıyı açtırdığını öğrenince daha da yıkıldık. Bu kadar alçakça bir planı nasıl yapabildi?" dedi.
Komşular ise çiftin sık sık tartıştığını ve şüphelinin tehditler savurduğunu söyledi. Bir komşu, "Hatice Hanım birçok kez şikayetçi olmuştu. Kocasından korktuğunu söylüyordu. Gece gece kapıyı açmak istememiştir ama kızının sesine dayanamamıştır. Çok üzgünüz" ifadelerini kullandı.
Kadın Cinayetleriyle Mücadelede Acı Bir Örnek
Bu vahşi cinayet, Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin ne kadar ciddi bir boyutta olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Kadın cinayetleri, toplumun kanayan yarası olmaya devam ediyor. Adana Barosu Kadın Hakları Merkezi avukatlarından Seda A., "Bu olay, kadınların kendi evlerinde bile güvende olmadığını gösteriyor. Boşanma aşamasındaki kadınların mutlaka koruma altına alınması gerekiyor. Yasal düzenlemeler ve uygulayıcıların etkinliği artırılmalı" dedi.
Uzmanlar Uyarıyor: Boşanma Süreçleri Riskli
Uzmanlar, boşanma aşamasındaki çiftlerin en riskli dönemlerden geçtiğini vurguluyor. Aile içi şiddet konusunda uzman olan psikolog Dr. Leyla T., "Boşanma süreci, özellikle daha önce şiddet uygulayan erkekler için tetikleyici olabiliyor. Kadınların bu süreçte yalnız bırakılmaması, haklarında uzaklaştırma kararı alınması ve temasın kesilmesi gerekiyor. Bu olayda olduğu gibi çocukların kullanılması, psikolojik şiddetin de bir göstergesi" şeklinde konuştu.
Olay, toplumda büyük infial yarattı. Hatice Mine K.'nin cenazesi, ailesi ve yakınlarının gözyaşları arasında toprağa verildi. Kadın cinayetleri, son yıllarda artarak devam ederken, bu tür olayların önlenmesi için daha etkili politikaların hayata geçirilmesi bekleniyor.
Bu acı olay, kadınların yaşam haklarının korunması konusunda toplumsal farkındalığın artırılması ve yasal önlemlerin güçlendirilmesi gerekliliğini bir kez daha hatırlatıyor. Kadına yönelik şiddetle mücadelede toplumun tüm kesimlerine önemli görevler düşüyor.