İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneği soruşturması kapsamında, ünlü şarkıcı Gülben Ergen, ifade vermek üzere Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. Ergen, sabah saatlerinde adliyeye giriş yaparak savcılık makamına çıktı. Soruşturmanın gizliliği nedeniyle detaylar paylaşılmazken, Ergen'in ifadesinin ardından adliyeden ayrıldığı öğrenildi. Gülben Ergen'in Ahbap Derneği ile bağlantısı ve ifadesinin içeriği merak konusu oldu.
Soruşturmanın Kapsamı ve Ergen'in Rolü
Ahbap Derneği, 2017 yılında sanatçı Haluk Levent tarafından kurulan ve afet yardımları, eğitim, sağlık gibi alanlarda faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu. Dernek, özellikle 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yaptığı yardımlarla gündeme gelmişti. Ancak son dönemde derneğin mali işlemleri ve bağış toplama faaliyetleriyle ilgili olarak başlatılan soruşturma kapsamında birçok isim ifadeye çağrıldı. Gülben Ergen'in de bu kapsamda tanık veya şüpheli sıfatıyla ifade verdiği belirtiliyor. Ergen, daha önce sosyal medya hesaplarından Ahbap Derneği'nin yardım kampanyalarına destek vermiş, birçok kez derneğin faaliyetlerini paylaşmıştı.
Adliye Süreci ve Beklentiler
Gülben Ergen'in avukatı, adliye önünde kısa bir açıklama yaparak müvekkilinin ifadesinin alındığını ve soruşturmaya her türlü desteği verdiklerini söyledi. Avukat, "Müvekkilimiz derneğin faaliyetlerine sadece bağış ve destek amaçlı katılmıştır. Herhangi bir usulsüzlük söz konusu değildir. Soruşturmanın bir an önce aydınlanmasını ve gerçeklerin ortaya çıkmasını bekliyoruz" dedi. Ergen ise adliyeye gelirken ve giderken basın mensuplarına herhangi bir açıklama yapmadı. Soruşturmanın gizliliği nedeniyle, ifade süreciyle ilgili ayrıntılı bilgi verilmedi. Ancak, soruşturmanın genişletilmesi halinde dernek yöneticileri ve diğer ünlü isimlerin de ifade vermesinin beklendiği belirtiliyor.
Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarına yönelik denetimlerin artırıldığı bir döneme denk geliyor. İçişleri Bakanlığı'nın dernek ve vakıflara yönelik mali denetimlerine ilişkin çalışmalar yürüttüğü, özellikle bağış toplama faaliyetlerinin yakından takip edildiği biliniyor. Uzmanlar, bu tür soruşturmaların kamuoyu üzerinde caydırıcı etkisi olduğunu belirtirken, sivil toplum kuruluşlarının şeffaflık standartlarını yükseltmesi gerektiğini vurguluyor.