Adalet Bakanlığı, yargı hizmetlerinde dijitalleşme hamlesini bir adım ileri taşıyarak mobil uygulamalar üzerinden vatandaşa doğrudan erişim sağlamayı hedefliyor. Bakanlık, mevcut e-Devlet entegrasyonu ve UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) altyapısını mobil platformlara taşıyarak dava sorgulama, duruşma takibi, harç ödemeleri ve belge başvuruları gibi işlemleri cep telefonundan yapılabilir hale getiriyor. Proje kapsamında, avukatlar ve vatandaşlar için ayrı arayüzler geliştirilirken, yapay zeka destekli asistanlarla sık sorulan soruların yanıtlanması da planlanıyor. Adalet Bakanı, uygulamanın yıl sonuna kadar tamamen hayata geçirileceğini duyurdu.
Mobil Uygulama Neler Sunacak?
Yeni mobil uygulama, vatandaşların Türkiye genelindeki tüm mahkemelerdeki dosyalarına tek bir tuşla erişebilmesini sağlayacak. Duruşma tarihleri, dosya durumları, bilirkişi raporları ve kararlar anlık bildirimlerle takip edilebilecek. Ayrıca, uygulama üzerinden avukatlara vekaletname sorgulama, duruşma erteleme talebi gibi işlemler de yapılabilecek. Bakanlık yetkilileri, sistemin güvenliğinin en üst düzeyde tutulduğunu, kişisel verilerin korunması için iki aşamalı kimlik doğrulama ve şifreli bağlantı kullanıldığını belirtti. Uygulama, hem iOS hem de Android işletim sistemlerinde ücretsiz olarak indirilebilecek.
Adalet Bakanlığı'nın dijitalleşme stratejisi kapsamında, mobil uygulamanın yanı sıra yapay zeka tabanlı bir chatbot da devreye alınacak. Bu chatbot, vatandaşların hukuki süreçlerle ilgili temel sorularını yanıtlayacak ve doğru birimlere yönlendirecek. Örneğin, "Boşanma davası nasıl açılır?", "İtiraz süresi ne kadardır?" gibi sorulara anında yanıt verilebilecek. Bakanlık, bu sayede adliyelere yapılan gereksiz başvuruların azalmasını ve iş yükünün hafiflemesini bekliyor.
Dijitalleşmenin Arka Planı ve Hedefler
Adalet Bakanlığı'nın dijital dönüşüm çalışmaları aslında birkaç yıldır devam ediyor. 2020 yılında başlatılan ve pandemi döneminde hız kazanan uzaktan duruşma sistemi (SEGBİS), ardından e-tebligat uygulaması ve UYAP Avukat Portalı gibi adımlarla yargı hizmetlerinin elektronik ortama taşınması sağlanmıştı. Şimdi ise bu hizmetlerin tamamının mobil cihazlara taşınması hedefleniyor. Bakanlık, 2023 yılında yayımlanan Yargı Reformu Stratejisi Belgesi'nde de dijitalleşmeye geniş yer vermişti. Belgede, "vatandaş odaklı adalet hizmeti" ilkesi doğrultusunda mobil uygulamaların yaygınlaştırılacağı taahhüt edilmişti.
Uzmanlar, mobil adalet uygulamalarının yargıya erişimi kolaylaştıracağını ancak dijital uçurumun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle yaşlı nüfus ve internet erişimi kısıtlı bölgelerde yaşayan vatandaşlar için alternatif kanalların korunması gerektiği belirtiliyor. Ayrıca, siber güvenlik riskleri ve kişisel verilerin korunması konusunda titizlikle çalışılması gerektiği ifade ediliyor. Bakanlık yetkilileri, bu konuda gerekli tüm önlemlerin alındığını ve sistemin yerli ve milli yazılımlarla desteklendiğini açıkladı.
Öte yandan, mobil uygulamanın avukatların iş yükünü azaltması bekleniyor. Avukatlar, dosya takibini cep telefonlarından yaparak adliyelere gitmeden işlemlerini tamamlayabilecek. Bu durum, özellikle büyükşehirlerdeki adliye yoğunluğunu azaltabilir. Ancak bazı avukatlar, uygulamanın duruşma salonlarındaki sözlü beyanların yerini alamayacağını, yüz yüze iletişimin önemini koruduğunu dile getiriyor.
Adalet Bakanlığı'nın bu hamlesi, kamu hizmetlerinde dijitalleşme trendinin bir parçası olarak görülüyor. Sağlık Bakanlığı'nın e-Nabız, İçişleri Bakanlığı'nın e-Devlet kapısı gibi uygulamaları, vatandaşın devletle olan ilişkisini büyük ölçüde dijitalleştirmişti. Adalet hizmetlerinin de bu dönüşüme ayak uydurması, hem zaman hem de maliyet tasarrufu sağlayacak. Bakanlık, mobil uygulamanın kullanım istatistiklerini düzenli olarak paylaşarak şeffaflık sağlamayı planlıyor.
Sonuç olarak, Adalet Bakanlığı'nın mobil uygulama projesi, yargı hizmetlerine erişimi demokratikleştirme ve hızlandırma potansiyeli taşıyor. Ancak başarısı, uygulamanın kullanılabilirliğine, güvenliğine ve kapsayıcılığına bağlı olacak. Vatandaşların dijital okuryazarlık seviyesi ve altyapı imkanları göz önünde bulundurularak, geçiş sürecinin kademeli ve destekleyici olması gerekiyor. Adalet hizmetlerinin cebe taşınması, eğer doğru kurgulanırsa, Türkiye'de yargıya erişimde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.