Adalet Bakanı Akın Gürlek, canlı yayında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlarken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası, Süleymancılar operasyonu, AHBAP soruşturması ve yargı paketlerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Gürlek, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun davaya ilişkin tutumunu eleştirerek, yargının bağımsızlığına vurgu yaptı.
Gürlek'ten İmamoğlu'na Yargı Tepkisi
Adalet Bakanı Gürlek, son günlerde kamuoyunda geniş yankı uyandıran İBB davasıyla ilgili olarak, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mahkeme sürecinde gerginlik çıkarmaya yönelik tavırları kabul edilemez. Savcı ve hakimler, yalnızca delillere ve kanuna göre karar verir; kimsenin tarafı değildir. Ancak davanın taraflarından biri olarak sanığın, soruşturmanın selameti için sakin olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Gürlek, İmamoğlu'nun duruşmalardaki söylemlerine ve sosyal medya paylaşımlarına atıfta bulunarak, "Bir yandan adalet arıyorsanız, yargıya güvenin ve gereken saygıyı gösterin. Tehditkâr üslup kimseye fayda sağlamaz" dedi. Bakan, yargı sürecinin hukuka uygun şekilde devam ettiğini ve herkesin savunma hakkına sahip olduğunu, dediklerini ancak adaletin tecellisi için sürece müdahale edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Süleymancılar Operasyonu ve AHBAP Soruşturması
Gürlek, ayrıca geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirilen Süleymancılar operasyonuna değinerek, "Bu operasyonlar, suç örgütlerine yönelik yürütülen kapsamlı mücadelenin bir parçasıdır. Hiçbir cemaat veya gruba ayrıcalık tanınmadığı gibi, hedef de gösterilmiyor. Suç işleyen her kim olursa olsun, hukuk önünde hesap verecektir. Bu operasyon, adi bir suç örgütüne yönelik olup, herhangi bir tarikat veya cemaat bütününe değildir" açıklamasında bulundu.
AHBAP derneği hakkında yürütülen soruşturmayı da yanıtlayan Gürlek, "AHBAP ile ilgili olarak adli makamların yaptığı bir ihbar değerlendirmesi söz konusu. Dernekler, kanunlara uygun hareket etmek zorundadır. Bağımsız savcılık, gerekli görürse harekete geçer. Burada siyasi bir motivasyon aramak yanlış olur" dedi.
Yargı Reformu ve Çerçeve Yasa
Bakan Gürlek, yargı alanında yapılması planlanan çerçeve yasa ile ilgili olarak da bilgi verdi. "Çerçeve yasa ile yargı sistemimizi daha etkin hale getirmeyi, vatandaşlarımızın adalete güvenini artırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda duruşma sürelerinin kısaltılması, istinaf mahkemelerinin kapasitelerinin artırılması ve uzlaştırma mekanizmalarının güçlendirilmesi gibi düzenlemeler yer alacak" dedi.
Gürlek, yargı bağımsızlığına gölge düşürülmemesi gerektiğini belirterek, "Hükümet olarak, yargı kararlarının herkes için bağlayıcı olduğunu savunuyoruz. Yargıya yönelik her türlü baskıyı reddediyoruz" ifadelerini kullandı.
Canlı yayındaki açıklamalarda ayrıca, terörle mücadele, göç politikaları ve Türkiye'nin uluslararası hukuk karşısındaki tutumuna ilişkin sorular da yanıt buldu.
Adalet Bakanı'nın bu açıklamaları, özellikle İmamoğlu'nun yargılandığı dava sürecinde tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde geldi. Muhalefet partileri, daha önce yaptıkları açıklamalarla davanın siyasi olduğunu öne sürmüş, iktidar kanadı ise bu iddiaları reddetmişti.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkındaki iddianamenin ardından yaptığı açıklamada, "Bu dava, aziz milletimizin iradesine yönelik bir girişimdir. Hukuk önünde masum olduğumu her fırsatta ispat edeceğim" demişti.
Türkiye'de yargı bağımsızlığı konusu, uzun süredir tartışılan başlıklardan birini oluşturuyor. Yargıtay, Danıştay ve diğer yüksek mahkemelerin kararları zaman zaman siyasi tartışmaların odağına oturuyor. Hükümet, yargı reformu ile bu tartışmaların önüne geçmeyi hedeflerken, muhalefet ise reformların kağıt üzerinde kaldığını savunuyor.
Uzmanlar, yargıya güvenin tesis edilmesi için bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle hakim ve savcıların atama, terfi ve denetim süreçlerinde daha şeffaf ve liyakat esaslı bir sistemin benimsenmesi, Türkiye'nin hukuk devleti standardını yükseltecek adımlar olarak görülüyor.