Eski eşinden şiddet gördüğü gerekçesiyle yargıya başvuran Sabiha İ., Kurban Bayramı'nda ailesiyle birlikte gittiği mezarlıkta, hakkında dava açılan sanığın babası tarafından takip edildiğini iddia etti. Jandarmaya ifade veren kadın, yaşadığı korkuyu anlattı. Olay, kamuoyunda kadına yönelik şiddet ve adalet sürecindeki güvenlik zaaflarını bir kez daha gündeme getirdi.
Mezarlıkta takip iddiası
Sabiha İ., iddiasına göre, eski eşi tarafından uzun süre fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldı. Şikayetçi olduğu dava sürerken, Kurban Bayramı'nın birinci günü ailesiyle mezarlık ziyaretine gitti. Bu sırada bir aracın kendilerini sürekli takip ettiğini fark etti. Aracın içinde sanığın babası olduğunu belirten Sabiha İ., durumu hemen jandarmaya bildirdi. İfadesinde, "Aracıyla arkamızdan geldi, mezarlık girişinde durup bizi izledi. Çok korktum, ailem de tedirgin oldu" dedi.
Adalet sürecinde güvenlik endişesi
Sabiha İ.'nin avukatı, müvekkilinin daha önce de tehdit edildiğini ve bu tür takiplerin adalet sürecini baltalamaya yönelik olduğunu söyledi. Avukat, olayın ciddiyetine dikkat çekerek, "Müvekkilim ifade verdi, jandarma gerekli işlemleri başlattı. Ancak bu tür olaylar, kadınların adalet arayışında ne kadar büyük risklerle karşılaştığını gösteriyor" diye konuştu. Kadın hakları dernekleri de benzer durumların sık yaşandığını belirterek, mağdurların korunması için daha etkin tedbirler alınması çağrısı yaptı.
Toplumsal bir yara
Kadına yönelik şiddet ve adalet sürecindeki aksaklıklar, Türkiye'nin önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Uzmanlar, mağdurların şikayetçi olmalarına rağmen sanıkların serbest kalması veya tehditlerle karşılaşmasının, caydırıcılığı azalttığını vurguluyor. Sabiha İ.'nin yaşadığı olay, sadece bireysel bir vaka değil, aynı zamanda sistemik bir sorunu da gözler önüne seriyor. Adaletin sağlanması ve kadınların can güvenliğinin korunması için yasal düzenlemelerin yanı sıra toplumsal bilincin de artırılması gerekiyor.