İran, ABD ordusunun Sirik bölgesi ve Keşm Adası’ndaki stratejik tesislerine yönelik düzenlediği saldırıyı sert bir dille kınadı. Tahran yönetimi, eylemi “ateşkesin açık bir ihlali” olarak nitelendirerek uluslararası topluma çağrıda bulundu. Saldırıda can kaybı olup olmadığına dair henüz resmi bir açıklama yapılmazken, bölgede gerginlik yeniden tırmanışa geçti. İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin bu adımının bölgesel barışı tehdit ettiğini ve misilleme hakkını saklı tuttuklarını bildirdi.
Saldırının detayları ve İran'ın tepkisi
ABD güçlerinin, İran’ın güneyindeki Sirik bölgesi ile Keşm Adası’nda bulunan askeri ve lojistik tesislere hava ve deniz unsurlarıyla saldırdığı belirtiliyor. İran resmi haber ajansı IRNA, saldırıda yerel saatle gece yarısı civarında patlamalar duyulduğunu ve bölgede hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini aktardı. İran Devrim Muhafızları Ordusu yaptığı yazılı açıklamada, “ABD’nin bu hain saldırısı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir. Düşmanın bu maceracılığı karşılıksız kalmayacaktır” ifadelerine yer verdi. İran ayrıca, saldırının Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar tarafından ele alınması için girişim başlattı.
Bölgesel ve uluslararası boyut
ABD-İsrail-İran hattında süregelen gerilim, son haftalarda ateşkes görüşmeleriyle bir nebze olsun yatışmıştı. Ancak bu son saldırı, taraflar arasındaki güveni sarsarak krizin yeniden alevlenmesine yol açtı. Uzmanlar, saldırının İran’ın bölgedeki nüfuzunu kırmaya yönelik bir hamle olduğunu ve ABD’nin İsrail’le koordineli hareket ettiğini değerlendiriyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri henüz resmi bir açıklama yapmazken, Yemen’deki Husiler İran’a destek mesajı gönderdi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “Bölgede kontrolden çıkabilecek bir tırmanıştan endişe duyuyoruz” diyerek iki tarafı itidal çağrısı yaptı.
Son değerlendirme
Bu saldırı, İran ile ABD arasındaki dolaylı çatışmanın yeni bir safhasını temsil ediyor. İran’ın ateşkes ihlali vurgusu, uluslararası hukuki zeminde bir argüman oluşturma çabası olarak okunabilir. Öte yandan ABD yönetiminden henüz resmi bir açıklama gelmemesi, operasyonun boyutu ve hedefleri hakkındaki belirsizliği sürdürüyor. Bölgede tansiyonun daha da yükselmesi halinde, İran’ın Körfez’deki deniz trafiğine veya ABD üslerine yönelik simetrik/ asimetrik yanıtlar vermesi beklenebilir. Gelişmeler, küresel enerji piyasalarını da etkileyebilecek bir kırılganlık taşıyor.