Türk istihbarat ve güvenlik birimleri, ABD tarihinin en büyük sağlık hizmetleri dolandırıcılık şebekesinin lideri olan İbrahim Khaldoon Hilmi'yi İstanbul'da düzenlenen başarılı bir operasyonla yakaladı. FBI'ın 3,7 milyar dolar değerindeki sahte fatura skandalının faili olarak aradığı Hilmi, Türkiye'ye giriş yaptığı anda izlenmeye başlandı ve kısa sürede gözaltına alındı. Operasyon, ABD ve Türkiye arasındaki adli iş birliğinin somut bir örneği olarak kayıtlara geçti.
Operasyonun perde arkası
İbrahim Khaldoon Hilmi, Medicare sistemi üzerinden 3,7 milyar dolar değerinde sahte fatura düzenlemekle suçlanıyor. ABD Adalet Bakanlığı'nın 2022 yılında başlattığı soruşturma kapsamında Hilmi, ülke çapında faaliyet gösteren bir sağlık dolandırıcılığı ağının lideri olarak tanımlanıyor. Hilmi'nin, sahte hasta kayıtları ve var olmayan tıbbi hizmetler için Medicare'den ödeme talep ettiği belirlendi. FBI, Hilmi'nin izini Türkiye'ye kadar sürdü ve Türk makamlarına bilgi verdi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüphelinin İstanbul'daki lüks bir otelde kaldığını tespit etti. Düzenlenen baskında Hilmi, herhangi bir direniş göstermeden gözaltına alındı.
Hilmi'nin Türkiye bağlantıları
Hilmi'nin Türkiye'de de bazı iş bağlantıları olduğu ve sahte faturaların bir kısmını Türkiye'deki şirketler üzerinden geçirdiği iddia ediliyor. Soruşturma kapsamında Hilmi'nin İstanbul ve Ankara'da birden fazla gayrimenkulü olduğu tespit edildi. Türk yetkililer, Hilmi'nin Türkiye'deki varlıklarının dondurulması için çalışma başlattı. Olay, ABD ve Türkiye arasındaki hukuki iş birliğinin yanı sıra, uluslararası suç örgütleriyle mücadelede Türkiye'nin kritik rolünü bir kez daha ortaya koydu.
ABD makamları, Hilmi'nin iadesini talep edecek. Türkiye, ABD ile ikili anlaşmalar çerçevesinde iade sürecini başlatacağını duyurdu. Hilmi'nin avukatları ise müvekkillerinin suçlamaları reddettiğini ve iadeye itiraz edeceklerini açıkladı. Gözaltı sürecinin ardından Hilmi, tutuklanarak cezaevine gönderildi.