ABD'de yapılan son kamuoyu araştırması, Amerikalıların neredeyse yarısının, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) tutuklama kararı bulunan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD'de tutuklanması gerektiği görüşünde olduğunu ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 49'u, Netanyahu'nun ABD topraklarına adım attığında derhal gözaltına alınması gerektiğini ifade ederken, bu oran, savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlara ilişkin uluslararası yargı mekanizmasına verilen desteği gözler önüne seriyor.
Anketin Ayrıntıları ve Katılımcı Profili
Anket, Amerikan toplumunun farklı kesimlerini temsil eden 1.200 yetişkinle yüz yüze ve çevrimiçi görüşme yapılarak gerçekleştirildi. Katılımcılara, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin 2024'te çıkardığı tutuklama emri hatırlatılarak, Netanyahu'nun ABD'yi ziyaret etmesi durumunda ne yapılması gerektiği soruldu. Sonuçlar, siyasi yelpazenin her iki ucundan da kayda değer bir destek olduğunu gösteriyor; ancak Demokrat seçmenler arasında bu oran Cumhuriyetçilere kıyasla daha yüksek (yüzde 62'ye karşı yüzde 28). Bağımsızların da yüzde 52'si tutuklanma fikrini destekliyor.
Uluslararası Hukuk ve ABD'nin Tutumu
UCM'nin kararı, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonları sırasında işlendiği iddia edilen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara dayanıyor. ABD, UCM'yi tanımayan ülkelerden biri olarak biliniyor; ancak bu anket, Amerikan kamuoyunun uluslararası hukukun uygulanabilirliğine dair beklentisini gösteriyor. Washington yönetimi daha önce tutuklama kararını 'temelsiz' olarak nitelendirmiş ve Netanyahu'ya yönelik desteğini sürdürmüştü. Bununla birlikte, New York Times'ın haberine göre, Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, kongre üyelerinden gelen mektuplar ve diplomatik baskılar nedeniyle konuyu yeniden değerlendirdiklerini ima ettiler.
Kamuoyundaki Tartışmalar ve Hukuki Görüşler
Anket sonuçları sosyal medyada geniş yankı buldu. Bazı kullanıcılar, ABD'nin uluslararası yaptırımlara saygı göstermesi gerektiğini savunurken, diğerleri bu durumun Amerikan egemenliğine aykırı olduğunu dile getirdi. Hukuk uzmanları ise ABD'nin UCM'ye taraf olmadığını, ancak kurumla ikili anlaşmalar yapılabileceğini hatırlatıyor. Ancak bazı eyaletlerde, UCM'nin kararlarının uygulanmasını engelleyen yasalar bulunuyor; örneğin, 2002 tarihli Amerikan Servis Üyelerini Koruma Yasası (ASPA), ABD'nin UCM'ye üye ülkelerle askeri işbirliğini kısıtlıyor. Bu yasa, Netanyahu'nun olası bir ziyaretinde bile tutuklanmasını fiilen imkansız kılıyor.
Netanyahu'nun ABD Ziyaretleri ve Siyasi Etkiler
Netanyahu, Başbakanlığı süresince ABD'ye birçok kez resmi ziyaret gerçekleştirdi; en son geçen yıl Kongre'ye hitap etmişti. Bu ziyaretlerde herhangi bir tutuklama teşebbüsü yaşanmadı. Ancak anketin yapıldığı dönemde, gazeteciler ve sivil toplum kuruluşları, Netanyahu'nun ABD'ye gelmesi durumunda kendisini protesto edeceklerini açıkladı. Özellikle insan hakları örgütleri, UCM'nin kararının dikkate alınması için imza kampanyaları başlattı. Siyasi analistler, bu tür gelişmelerin Amerikan iç politikasında yeni gerginliklere yol açabileceğini belirtiyor; özellikle Başkan Biden'ın İsrail yönetimine olan desteğinin sorgulanmasına neden olabilir.
Sonuç
Bu anket, Amerikan toplumunun uluslararası hukuka bakışını ve insan hakları konusundaki duyarlılığını yansıtması açısından önemli. Yüzde 49'luk oran, ABD'nin geleneksel müttefiki İsrail'e verdiği desteğin kamuoyunda tam anlamıyla karşılık bulmadığını gösteriyor. Öte yandan, uluslararası hukukun uygulanması ile ulusal egemenlik arasındaki gerilim, bu konuyu yalnızca İsrail-ABD ilişkilerinin değil, küresel adalet sisteminin de merkezine yerleştiriyor. Netanyahu'nun olası bir ABD ziyareti, yalnızca diplomatik bir olay değil, aynı zamanda hukuk ve etik tartışmalarının da odağı olacak gibi görünüyor.