Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan topraklarına düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 4 bin 333'e yükseldiğini duyurdu. Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, son 24 saatte yaşanan saldırılarda 20 kişinin daha yaşamını yitirdiği, 100'den fazla kişinin ise yaralandığı belirtildi. Böylece 2 Mart'tan bu yana devam eden çatışmalarda toplam can kaybı 4 bin 333'e, yaralı sayısı ise 11 bin 600'e ulaştı. Saldırılar özellikle ülkenin güneyindeki yerleşim birimleri ile Bekaa Vadisi'nde yoğunlaşıyor.
Saldırıların Şiddeti ve Sivillere Etkisi
Lübnan resmi ajansı NNA'nın aktardığı bilgilere göre, İsrail savaş uçakları gece saatlerinde başkent Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesi ile güneydeki Nebatiye, Sur ve Bint Jbeil kentlerine yoğun hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda çok sayıda bina tamamen yıkıldı. Sivil savunma ekipleri enkaz altında kalanları kurtarmak için çalışmalarını sürdürüyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), çatışmalar nedeniyle ülke içinde yerinden edilen kişi sayısının 1 milyonu aştığını açıkladı. Okullar ve camiler başta olmak üzere birçok kamu binası, evlerini terk etmek zorunda kalan ailelere geçici barınma merkezi olarak hizmet veriyor.
Uluslararası Tepkiler ve Ateşkes Çağrıları
Uluslararası toplum, saldırıların sivilleri hedef almasını kınarken, taraflara derhal ateşkes çağrısında bulunuyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaptığı yazılı açıklamada, "Lübnan'da sivillerin ve sivil altyapının korunması uluslararası hukukun bir gereğidir. Şiddetin daha da tırmanması bölgesel bir felakete yol açabilir" ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği Dışişleri Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sivil kayıplar kabul edilemez. Tüm tarafları uluslararası hukuka uymaya çağırıyoruz" dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı, bölgede gerginliğin azaltılması için diplomatik çabaların sürdüğünü duyurdu.
İnsani Durum ve Sağlık Sisteminin Zorluğu
Saldırıların yoğunlaştığı bölgelerde insani durum giderek kötüleşiyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Lübnan'daki sağlık sisteminin ciddi bir baskı altında olduğunu, hastanelerin yaralılarla dolup taştığını ve tıbbi malzeme sıkıntısı yaşandığını bildirdi. Lübnan Sağlık Bakanı Firas el-Ebyaz, uluslararası topluma acil tıbbi yardım çağrısında bulundu. Ülkede elektrik kesintileri ve yakıt sıkıntısı nedeniyle hastanelerin jeneratörlerle çalışmak zorunda kaldığı, bazı sağlık merkezlerinin hizmet veremez hale geldiği belirtiliyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) örgütü, güneydeki sahra hastanelerine destek veriyor.
Ekonomik Etkiler ve Altyapı Hasarı
Uzmanlar, saldırıların Lübnan ekonomisine de ağır darbe vurduğuna dikkat çekiyor. Ülkenin zaten krizde olan ekonomisi, altyapının tahrip olması ve turizmin durma noktasına gelmesiyle daha da kötüleşti. Lübnan Lirası dolar karşısında rekor düşüş yaşarken, gıda ve yakıt fiyatları hızla yükseliyor. Dünya Bankası, çatışmaların altyapıya verdiği zararın milyarlarca doları bulabileceğini öngörüyor. Yerel yetkililer, su ve elektrik şebekelerinin büyük bölümünün hasar gördüğünü, onarımın aylar alacağını ifade ediyor.
Değerlendirme
İsrail ile Lübnan arasındaki çatışmaların bu boyuta ulaşması, bölgedeki istikrarsızlığın ne kadar derin olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Sivil kayıpların her gün arttığı bir ortamda, uluslararası toplumun etkin adımlar atmaması, çatışmanın daha geniş bir alana yayılmasına zemin hazırlıyor. Kalıcı bir barışın tesisi için tarafların masaya oturması ve köklü çözümler üretmesi elzem görünüyor. Bölgedeki gelişmeler, küresel güvenliği de yakından ilgilendiriyor; bu nedenle diplomatik girişimlerin hız kazanması büyük önem taşıyor.