Türkiye, NATO’nun Ankara Zirvesi öncesinde Avrupa Birliği’nden (AB) önemli bir heyeti ağırlamaya hazırlanıyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in katılacağı üçlü ziyaretin, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir sayfa açması bekleniyor. Heyetin, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize serbestisi ve göç iş birliği gibi kritik başlıkları ele alması öngörülüyor.
Ziyaretin gündemi: Ekonomi, güvenlik ve göç
AB heyetinin Türkiye ziyaretinde, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu, enerji iş birliği ve yeşil mutabakat konularının yanı sıra Doğu Akdeniz’deki gelişmeler de masaya yatırılacak. Türkiye’nin Suriye ve Irak’taki terörle mücadele operasyonları ile düzensiz göçle mücadeledeki rolü de gündem maddeleri arasında yer alıyor. Ziyaretin, Türkiye’nin AB üyelik sürecine ivme kazandırması ve karşılıklı güveni artırması hedefleniyor.
NATO Zirvesi öncesi stratejik adım
Ankara, 2025 yazında düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak. Bu zirve öncesinde AB heyetinin ziyareti, Türkiye’nin Batı ittifakı içindeki konumunu güçlendirmek açısından kritik önem taşıyor. Uzmanlar, AB’nin Türkiye ile ilişkilerde somut adımlar atmasının, bölgesel istikrar ve küresel güvenlik açısından önemli olduğunu belirtiyor. Özellikle Ukrayna’daki savaşın etkileri, enerji krizi ve küresel tedarik zincirindeki aksaklıklar, Ankara ile Brüksel arasındaki diyaloğu zorunlu kılıyor.
Ziyaretin, Türkiye’nin AB’ye yönelik reform takvimine de ivme kazandırması bekleniyor. Hükümet, AB standartlarına uyum sürecinde hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve ifade özgürlüğü gibi alanlarda somut adımlar atılacağını sinyalini veriyor. Öte yandan, AB’nin Türkiye’ye yönelik mali yardım programları ve vize serbestisi diyaloğu da heyetin gündeminde üst sıralarda yer alıyor.
Türkiye-AB ilişkileri, son yıllarda inişli çıkışlı bir seyir izlemişti. 2016’daki göç anlaşmasıyla başlayan süreç, Doğu Akdeniz’deki gerilimler ve Türkiye’nin demokrasi karnesine yönelik eleştiriler nedeniyle tıkanma noktasına gelmişti. Ancak son dönemde karşılıklı adımlarla diyalog yeniden canlanmış durumda. AB’nin bu üst düzey ziyareti, ilişkilerde yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor. Ziyaretin ardından yayımlanacak ortak bildirinin, somut iş birliği alanlarını ve takvimini içermesi bekleniyor. Türkiye, AB üyelik hedefi doğrultusunda kararlılığını korurken, Brüksel’in de Ankara’ya yönelik stratejik bir vizyon geliştirmesi gerektiği vurgulanıyor. Ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi, her iki tarafın da çıkarına olacak.
Ziyaretin, Türkiye’nin bölgesel ve küresel rolüne dair önemli bir mesaj içerdiği belirtiliyor. Avrupa’nın enerji arz güvenliği, düzensiz göçle mücadele ve terörle ortak savaş gibi konularda Türkiye vazgeçilmez bir ortak konumunda. AB’nin bu gerçeği teslim etmesi ve ilişkileri somut adımlarla pekiştirmesi, ortak gelecek açısından kritik. Türkiye’nin AB’ye tam üyelik perspektifi ise uzun vadeli bir hedef olarak kalmaya devam ediyor.