Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'e yönelik yaptırım talebinin birçok üye ülke tarafından gündeme getirildiğini ancak bu konuda oybirliği bulunmadığını duyurdu. Kallas, Brüksel'de düzenlediği basın toplantısında, Ben-Gvir'in Batı Şeria'daki politikaları ve Filistinlilere yönelik söylemlerinin AB'nin temel değerleriyle çeliştiğini belirtti. Ancak yaptırım kararının alınabilmesi için tüm üye ülkelerin onayı gerektiğini, bu aşamada bazı ülkelerin çekimser kaldığını ifade etti.
Yaptırım süreci ve üye ülkelerin tutumu
AB dışişleri bakanları toplantısında gündeme gelen Ben-Gvir dosyası, özellikle İsrail-Filistin çatışmasının ortasında hassas bir konu olarak öne çıkıyor. Kallas, bazı üye devletlerin Ben-Gvir'e yaptırım uygulanması gerektiğini savunurken, diğerlerinin bu adımın İsrail ile ilişkileri daha da germekten başka bir işe yaramayacağını düşündüğünü aktardı. Oybirliği şartı nedeniyle şimdilik resmi bir yaptırım kararı çıkmazken, AB'nin Ben-Gvir'in eylemlerini kınamaya devam edeceği belirtildi. Öte yandan, Avrupa Parlamentosu'nun bazı üyeleri, AB Konseyi'ni yaptırım konusunda daha kararlı olmaya çağıran bir mektup kaleme aldı.
Ben-Gvir'in politikaları ve uluslararası tepkiler
Itamar Ben-Gvir, İsrail'in aşırı sağcı siyasetinin önde gelen isimlerinden biri olarak biliniyor. Ulusal Güvenlik Bakanı olarak Filistinlilere yönelik sert tedbirleri ve Yahudi yerleşimcilerin desteklenmesiyle tanınan Ben-Gvir, daha önce de Birleşmiş Milletler ve AB dahil olmak üzere birçok uluslararası kurum tarafından eleştirilmişti. AB'nin yaptırım kararının oybirliğiyle alınamaması, birliğin dış politikasında zaman zaman yaşanan tutum farklılıklarını bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu durumun AB'nin Orta Doğu'daki etkisini sınırlayabileceği yorumunu yapıyor. Önümüzdeki dönemde AB'nin Ben-Gvir'e yönelik diplomatik baskıyı artırması beklenirken, resmi bir yaptırımın kısa vadede mümkün görünmediği ifade ediliyor.