Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in Gazze'ye yönelik saldırıların artırılması çağrısına sert tepki gösterdi. Brüksel, Tel Aviv yönetimine uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini hatırlatarak, sivil kayıpların önlenmesi için derhal adım atılmasını istedi. Bu açıklama, bölgede tansiyonun yükseldiği bir dönemde geldi.
Ben-Gvir'in Tartışmalı Açıklaması
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'ne her gece 30-40 saldırı düzenlenmesi gerektiğini savunarak, mevcut askeri operasyonların yetersiz olduğunu ima etmişti. Ben-Gvir'in bu sözleri, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, özellikle sivil halkın maruz kaldığı insani krizi daha da derinleştirebileceği endişelerini artırdı. Aşırı sağcı bakanın daha önce de benzer kışkırtıcı ifadeleriyle bilindiği, ancak bu kez hedef gösteren bir tonla konuşmasının ciddi sonuçları olabileceği belirtiliyor.
Ben-Gvir'in açıklamaları, İsrail hükümeti içinde bile tartışma yaratırken, muhalefet partileri Başbakan Binyamin Netanyahu'yu bakanın bu sözlerine karşı net bir tavır almamakla suçladı. Öte yandan, Gazze'deki sağlık yetkilileri, İsrail saldırılarında son 24 saatte en az 40 kişinin hayatını kaybettiğini, yüzlerce kişinin de yaralandığını duyurdu. Bu durum, Ben-Gvir'in çağrısının fiilen uygulanmaya başlandığı şeklinde yorumlandı.
AB'den Sert Uyarı
AB Komisyonu Sözcüsü Nabila Massrali, yaptığı yazılı açıklamada, Ben-Gvir'in sözlerinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, "Uluslararası hukuk, çatışma durumlarında sivillerin korunmasını açıkça şart koşar. İsrail'in de dahil olduğu tüm taraflar, bu yükümlülüklere uymakla yükümlüdür" ifadelerini kullandı. Sözcü, sivillere yönelik şiddetin artmasından derin endişe duyduklarını belirterek, taraflara itidal çağrısında bulundu.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gazze'deki insani felaket karşısında sessiz kalamayız. Uluslararası hukukun ihlali hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz" dedi. Borrell, AB'nin bölgede kalıcı ateşkes sağlanması için diplomatik çabalarını sürdüreceğini kaydetti.
Tepkiler ve Gelişmeler
Ben-Gvir'in sözlerine tepki gösteren tek taraf AB olmadı. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi, yaptığı açıklamada, saldırıların "savaş suçu" teşkil edebileceğine dikkat çekerek, bağımsız bir soruşturma başlatılması çağrısında bulundu. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı da benzer şekilde kınama mesajları yayınladı. Mısır ve Katar, arabuluculuk girişimlerini hızlandırırken, ABD yönetimi İsrail'in meşru müdafaa hakkına vurgu yapmakla birlikte, sivil kayıpların azaltılması yönünde Tel Aviv'e telkinlerde bulunuyor.
Bölgeden gelen son haberlere göre, İsrail savaş uçakları Gazze'nin kuzeyindeki Cebaliye ve güneyindeki Han Yunus'a yoğun hava saldırısı düzenledi. Saldırılarda çok sayıda bina yerle bir olurken, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca kişinin enkaz altında kaldığı bildiriliyor. Filistin Kızılayı ekipleri, ulaşım güçlüğü nedeniyle yaralılara yardım ulaştırmakta zorlanıyor. Yaşanan insani kriz, uluslararası kuruluşların acil yardım çağrılarını artırmasına neden oluyor.
Öte yandan, İsrail ordusu, Hamas'ın altyapısını hedef aldıklarını ve sivil kayıpların en aza indirilmesi için çaba gösterdiklerini öne sürüyor. Ancak benzer açıklamalar geçmişte de sıkça yapılmasına rağmen, sivil ölümleri her geçen gün artarak devam ediyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Gazze'de işlenen savaş suçlarına ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında, Ben-Gvir'in bu açıklamalarının dosyaya eklenmiş olabileceği de gelen bilgiler arasında.
Sonuç Yerine
Ben-Gvir'in pervasız sözleri, sadece Gazze'deki çatışmayı tırmandırmakla kalmıyor, aynı zamanda İsrail'in uluslararası alandaki itibarını da zedeliyor. AB'nin açık uyarısı, Batı'nın bu tür aşırılıkçı söylemlere karşı sabrının tükenmekte olduğunu gösteriyor. Ancak Netanyahu hükümetinin, koalisyon ortaklarının aşırı sağcı söylemlerine rağmen, uluslararası toplumun çağrılarını dikkate alıp almayacağı belirsizliğini koruyor. Gazze'de ateşkes umutları her geçen gün azalırken, bölgesel bir savaşın eşiğinde olduğumuz gerçeği, dünya liderlerinin acil ve kararlı müdahalesini zorunlu kılıyor.